Sponsor Bağlantılar |
 |
Rastgele |
| (83) |
| (258) |
| (200) |
| (78) |
| (118) |
| (83) |
| (138) |
| (92) |
| (102) |
| (105) |
| (91) |
| (104) |
| (69) |
| (100) |
| (89) |
| (132) |
| (89) |
| (133) |
| (66) |
| (89) |
| (80) |
| (96) |
| (87) |
| (101) |
| (79) |
| (88) |
| (74) |
| (150) |
| (110) |
| (79) |
| (84) |
| (107) |
| (83) |
| (134) |
| (93) |
| (94) |
| (169) |
| (79) |
| (119) |
| (78) |
|
Merhaba,
Hayat koşturmacası içinde ne yazık ki kitaplardan uzaklaşmaya başlıyor ya da kitaplara ulaşmanın güçlüğüne tabi oluyoruz. Ne kadar şanslıyız ki Evliya ve Veliler hakkında yayımlanmış çok güzel ve özel eserler var. Gönül ister ki, bu eserler her an yanımızda olsun, her an kitap sayfalarını karıştırıp içimizi aydınlatacak bilgilere ulaşalım. İhtiyacımız olduğunda da bu bilgilere en hızlı şekilde ulaşalım. Ancak günümüz şartlarında bu her zaman mümkün olamıyor.
Evliyaullah hakkındaki bilgilere istediğimiz anda en hızlı ve doğru şekilde ulaşma fikrimiz, bizleri bu siteyi yapmaya yöneltti. Bir süre sonra, aynı ihtiyacı hisseden insanlara hizmet edebilmek adına, siteyi geliştirerek sizlerle paylaşmak istedik. Seyr-i sülûkta bizden bir katkı bulunması dileğiyle...
Sevgi ve Muhabbetle,
Evliyaullah.net Ekibi
|
ABDÜRREZZÂK ALİ EFENDİ
Anadolu evliyâsından. 1842 (H.1258) yılında Erzurum`da doğdu. Babası Erzurum Nakîb-ul-eşrâfından olup, seyyidlerden Gadâyîzâde Muhammed Efendidir. Nesebi Peygamber efendimize ulaşır. İlimde çok kuvvetli olduğundan, İlmî mahlasını kullanırdı. Abdürrezzâk Efendi tahsil çağına gelince, ilk önce ağabeyi Muhammed Efendiden okumaya başladı. 14 yaşından îtibâren babası Muhammed Efendinin mânevî terbiyesi altına girdi. Aynı zamanda medreselerde okunan ilimleri de bitirerek İbrâhim Paşa Medresesi müderrislerinden Solakzâde Ahmed Tevfik Efendiden icâzet, diploma aldı. Tahsîlini tamamladıktan sonra Ahmediyye Medresesinde ders okutmaya başladı.
Abdürrezzâk Ali Efendi, Tasavvuf yolunda da ilerlemek için bir mürşid-i kâmilin talebesi olmak istedi ve Şeyh Hakkı Erzurum`a gelince onun sohbetlerine devâm etti. Şeyh Hakkı hazretlerinin vefâtına kadar hizmetinde bulundu. Sonra tekrar talebe yetiştirmeye başladı. Tefsîr ilminde çok derin âlimdi. Rûhul Beyân Tefsîri`ni birkaç defâ baştan sona talebe » Devamı »
|
MUHAMMED BÂKÎ-BİLLAH
Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk`a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi ikincisidir. İkinci bin yılının müceddidi ve İslâm âlimlerinin gözbebeği olan İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî Serhendî hazretlerinin hocasıdır. Babasının ismi Abdüsselâm olup, fazîletli bir zâttı. Annesi ise hazret-i Hüseyin`in soyundan olup, seyyide ve mübârek bir hanımdı. Muhammed Bâkî-billah hazretleri 1563 (H.971) senesinde Kâbil şehrinde doğdu.
Muhammed Bâkî-billah`ın büyüklük hâli daha çocukluk zamanlarında simâsından belli olurdu.Yüksek bir zât olacağının işâretleri ve büyük faydalara sebep olacağının alâmetleri, işlerinden, çalışmalarından ve gayretinden anlaşılırdı. Daha çocukluk zamanlarında, bâzan bütün gün odanın bir köşesinde başını önüne eğip sessizce oturur, tefekküre dalardı. Gençliğinde, ilim tahsîli için Kâbil`denSemerkand`a gidip, zâhirî ve aklî ilimleri, zamânının en büyük âlimlerinden olan Mevlânâ » Devamı »
|
ALİ GAV SULTAN
On birinci asırda yaşamış gâzi ve mücâhid şeyhlerden. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir.
Türkler, on birinci asrın başlarından îtibâren Anadolu`ya yoğun bir şekilde akınlar yapmaya başlamışlardı. Bu akınlar Malazgirt Zaferinin ön hazırlıkları mâhiyetinde idi. Mücâhid gâziler ve şeyhler önderliğinde harekete geçen Selçuklu Türkleri, gönül verdikleri İslâm dînini yaymağa ve çoğalan nüfûsa yeni yerleşim yerleri aramaya çalışıyorlardı. Bilhassa Afşin Bey idâresindeki Türklerin yiğitlik, alplik, mertlik, cesâret ve muhâripliğinin yanısıra, İslâmın cihâd rûhu ve emri ile hareket etmeleri, Rumları müthiş bir bozguna uğrattı.
Bu cihat hareketi esnâsında Afşin Beyin kuvvetleri arasında dikkati çeken bir kişi vardı; Derviş Ali. Bu zât, Afşin Bey kumandası altındaki kuvvetlerin mânevî komutanı ve fetihlerin mânevî fâtihidir. Hiç bir ânını boşa geçirmek istemez, her nefesini, Allahü teâlânın dînini yaymak için sarfederdi. Gâzileri devamlı cihâd etmeğe ve İslâmiyeti yaymağa teş » Devamı »
|
Bu sayfayı arkadaşına gönder. |
|
|
|
Sponsor Bağlantılar |
 |
En Çok Okunanlar |
| (1062) |
| (913) |
| (764) |
| (704) |
| (622) |
| (567) |
| (540) |
| (507) |
| (504) |
| (447) |
En Son Okunanlar |
| (157) |
| (110) |
| (100) |
| (66) |
| (567) |
| (102) |
| (91) |
| (82) |
| (86) |
| (127) |
Rastgele |
| (83) |
| (258) |
| (200) |
| (78) |
| (118) |
| (83) |
| (138) |
| (92) |
| (102) |
| (105) |
En Çok Oylananlar |
| (5,0) |
| (4,0) |
| (2,0) |
|