Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

ŞEYH-ÜL-MEŞÂYIH BEHRÂM (347)
BEHİŞTÎ (297)
EBÛ BEKR AYDERÛS (273)
ABDÜLKÂHİR SÜHREVERDÎ (313)
ABDULLAH İBNİ VEHB (284)
HÜSÂMEDDÎN NAKŞÎ (286)
MUHAMMED CEVÂD (277)
PÎR ALİ EFENDİ (Ali bin Nasûh) (385)
EŞREFOĞLU RÛMÎ (431)
AKŞEMSEDDÎN (401)
ÜRYÂNÎ MEHMED DEDE (254)
ŞÂFİÎ (246)
BAHŞÎ (337)
AHMED BİN HADRAVEYH (430)
EBÛ ABDULLAH-I RODBÂRÎ (401)
SEYYİD HASAN BERZENCÎ (731)
ABDÜSSELÂM BİN MEŞÎŞ HASENÎ (351)
HÂRİS EL-MUHÂSİBÎ (273)
MEVLÂNÂ SEYYİD HASAN (265)
Nİ’METULLAH GEYLÂNÎ (342)
ZÂHİD (308)
EBÜ`L-ABBÂS MÜSTEGÂNİMÎ (229)
ŞEYH İBNİ NÛH (246)
AYNÎ DEDE (247)
DURSUN FAKİH (Tursun Fakih) (527)
SARI ABDULLAH EFENDİ (403)
HÂCE MUHAMMED BİN EBÛ AHMEDEL-ÇEŞTÎ (314)
MAHMÛD KEFEVÎ (281)
MUSTAFA BEKRÎ (476)
ALİ BİN MUHAMMED (278)
TAKIYYÜDDÎN HISNÎ (293)
AHMED ŞEYBÂNÎ (267)
SÛFÎ ALLAHYÂR (271)
ATÂ BİN MEYSERE EL-HORASÂNÎ (286)
AHMED BEHLÜL (277)
DEDE MOLLA (351)
RİSLÂN DIMEŞKÎ (282)
FÂTIMA BİNTİ MÜSENNÂ (360)
KÂDI MUHAMMED ZÂHİD (299)
MUHAMMED SAÎD (309)


  

YÛSUF HARPÛTÎ





YÛSUF HARPÛTÎ kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

Ondokuzuncu yüzyılda Anadolu`da yetişmiş olan evliyâdan. BabasıMuhammed Efendidir. Neseb yönünden Peygamber efendimize dayandığısöylenir. Şeyh Yûsuf Harpûtî veya Hacı Yûsuf Harpûtî diye meşhûrolmuştur.

1822 (H.1238) senesinde, Osmanlılarzamânında Erzurum`a bugün iseBingöl iline bağlı Kiğı ilçesinin Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde doğdu.TahsîliniErzurum`da yaptı. Zamânının usûlüne göre ilim öğrenip zâhirîilimlerde derece sâhibi oldu ve bâzı eserler yazdı. Tasavvufa yönelip,baba ve dedelerinin de mensûbu bulunduğu Nakşibendiyye yoluna girdi.Erzurum`dan Harput`a giderek arkadaşı Mahmûd-iSâmînî ile birlikte ŞeyhAli Sebtî hazretlerinin ilim meclislerine ve sohbetlerine devâm etti.Bu sırada arkadaşları ve Harput halkı tarafından çok sevildiği içinHarpûtî diye anılmaya başlandı. Zâhirî ilimlerde yetiştiği gibi,tasavvuf yolunda da olgunlaştı. Hocası tarafından İslâmiyetin emir veyasaklarını anlatmak, insanların dünyâda ve âhirette kurtuluşlarınavesîle olmakla vazîfeli olarak köyüne gönderildi. Ders halkası kuraraktalebe yetiştirdi ve halka vâz ü nasihat etti. Oğlu Şeyh Hacı MuhammedEfendi, İmam Efendi lakabıyla meşhûr olanOsman Bedreddîn Efendi veŞeyh AbdullahEfendi onun talebelerindendir. İmâdiyel-İslâm adlı eseriyazdı. Bu eserinde îmân ve ibâdetlerle ilgili meseleleri anlattı. OğluMuhammed Efendi ile hacca gitti. Hac yolculuğu esnasında da oğluna ilimöğretti. Hattâ deve üzerinde bile aylarca çölde oğluna ders okuttuğudillere destan oldu. Oğlu MuhammedEfendiye icâzet vererek ilim öğretmeküzere Erzurum`a gönderdi.

Yûsuf Harpûtî hazretleri 1908 (H.1326)senesinde doğum yeri olanBingöl`ün Kığı ilçesine bağlı Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde vefât etti.Köyünde konağının bahçesinin bir kenarında defnedildi. Bu bahçenin birkenarında da câmi vardır. Sonradan kabrinin üzerine oğulları tarafındantürbe yaptırıldı. Bugün kabri sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir.

Türbesinin bulunduğu bahçedeki elmaağaçlarını Yûsuf Harpûtîhazretlerinin bizzat kendi elleriyle diktiği bilinmektedir. Bu sebepleburadan geçen yolcular ve kabrini ziyârete gelenler bu ağaçlarınmeyvelerini bereketlenmek niyetiyle alıp yemektedirler. Bu elmaağaçlarının altında suyu az ve havuzu ufacık olan küçük bir çeşmeyaptırmıştır. Sıtma hastalığının yaygın olduğu zamanlarda, hastalığayakalanan çocuklar getirilip bu pınarın suyunda yıkanınca şifayakavuştukları çok görülmüştür. Bu yüzden bu küçük çeşme halk arasındaSıtma Pınarı adıyla meşhûr olmuştur. Türbe yakınlarında pislikbulunmasın diye zaman zaman türbe ile bahçe arasına duvarlar, telörgüler çekilmiş, ama her defâsında bu çeşmeye yakın olan kısmın ertesisabah yıkıldığı görülmüştür. En son olarak 1989-90 senelerinde bucivarlarda büyük heyelanlar oldu. Bu heyelanlarda en fazla zarar görenköylerden biri de Zermek köyüydü. On kişinin ölümüyle neticelenenheyelanda, köyde büyük hasar meydana geldi.Dağdan gelen heyelan dalgasıtürbeden yukarıda bulunan bahçeleri, evleri, konakları ve câmiyiyıktığı halde, Yûsuf Harpûtî hazretlerinin tübesinde hasar olmadığıgörüldü.

Yûsuf Harpûtî hazretlerininİmâdiyel-İslâm adlı eserinin el yazmasıorijinali elde mevcuttur.

Yûsuf Harpûtî hazretlerinin, Şeyh HacıMuhammed Efendi, Necib Efendi,Hacı Hâfız Ziyâ Bey, Mustafa Efendi adında dört oğlu vardı.

Birinci oğlu Şeyh Hacı Muhammed Efendiâlim, fazilet sâhibi birkimseydi. Babasından ilim öğrendi. Babası gibi Nakşibendiyye yolunaintisâb etti. Babasından icâzet alarak Erzurum`a gitti ve orada dersverip talebe yetiştirdi. Birçok kerâmetleri ve üstün hâlleri görüldü.

Talebelerinden Şâfîler Câmii imâmı MuratGözet şöyle anlattı: Bir günhocamızdan ders alıyorduk. Epeyce vakit geçmişti. Hepimiz detalebeliğin verdiği hava ile dersin bitmesini bekliyorduk. Hocamız ŞeyhMuhammed Efendi bunu anlamış olacak ki dersi kesti ve; Epeyceyorulduk. Sıcak bir helva olsa ne iyi olurdu. buyurdu. Bizimaklımızdan acaba canı helva mı istedi? Birimiz gidip helva yaptırsakmı? diye geçti. Bu sırada bana; Hele evlât şu dolabı aç belki birşeyler bulunur. buyurdu. Fırlayıp dolabın kapısını açtım bir de negörelim; büyük bir tabak helva ve üzerinden sıcak buhar çıkıyor. Buhâdiseye hepimiz şaşırdık. Daha sonra helvayı ortaya getirip hepbirlikte yedik. Böylece hocamızın bir kerametine şâhid olduk.

Şeyh Hacı Muhammed Efendiyle ilgili birhâtıra da şöyle anlatılır:Birinci Dünyâ Harbi öncesinde, Rus askerlerinin Erzurum`da kaldıklarısıralarda Kiğı kasabası yakınlarına kadar düşman askeri gelmiş birçokköyü yakıp yıkmışlardı. Bu telaş ve heyecan içinde Kiğı`da bulunan biraskerî birlik yerini terk edipElazığ Karakoçan istikametine doğruhareket ettiği haber alındı. Askerin haberleşme noksanlığından dolayıyanlış bir harekatta bulunduğunu ve yol üzerindeki köylere girmişbulunan Rus askerlerinden habersiz olduklarını anlayan Muhammed Efendi,vakit geçmeden askeri durdurmak gerektiğini söyleyerek hemen atınınhazırlanmasını emretti. Böyle bir anda haberci ile ısmarlama sözlerleaskerin durdurulamayacağını bildiği için bizzat kendisi gitmek istedi.Zîrâ kendisini ve babasını tanımayan, bilmeyen kimse yoktu. Bu işiancak o yapabilirdi. Bu sebeple bütün itirazlara rağmen atına atlayıpsüratle yola koyuldu. Normal yürümekte bile güçlük çekilen bu dağyolunda dört nala at koşturması, arkasından gelenleri güç durumdakoydu. Murat suyunun geçtiği vadinin göründüğü dağın tam üzerinegeldiğinde, atın başını aniden yoldan çevirerek, kuş uçmaz tâbir edilendağın tepesinden, altında mağaraların bulunduğu kayalıktan aşağı inmeyebaşladı. Arkasından; At şahlandı Şeyh Efendiyi mahvetti. diye feryatederek atlarını süren kimseler tepeye geldiklerinde atlarından inipkayalığın üzerinde durdular. Şeyh Muhammed Efendi kayalıktan geçmiş,dağdan aşağıya vâdiye doğru atını sürüyor, askerleri ise durmuşşaşkınlıkla onu seyrediyor gördüler. Böylece ters istikâmete gitmekteolan askerî birliği dağılmadan veya zâyiâta uğramadan ve belki detamâmen imhâ olmaktan kurtardı.

İnsanların dünyâda ve âhirette saâdete,mutluluğa kavuşmaları içinçalışan, vatan savunması için kahramanca davranan Muhammed Efendi birilkbahar gününde Kiğı`dan Zermek köyüne babasının kabrini ziyâretegidiyordu. Yanındakilerle birlikte Murat Nehrinin kolu olan ve ne zamancoşup ne zaman sâkinleşeceği belli olmayan Büyük Su yanınageldiklerinde suyun coşkun olduğunu gördüler.

Derenin suları köprünün seviyesinegelmişti. Köprünün sağlamlığınakanâat getirdiklerinden geçmeğe karar verip sıra ile atlarını sürdüler.Şeyh Muhammed Efendinin atı tam köprünün ortasına geldiği sıradayukarıdan kopup gelen bir sele kapıldı. Orada bulunanların feryad vefiganları arasında MuhammedEfendi de sel sularına kapılmıştı. Yüz ellimetre kadar aşağıdan at kenara çıkabildi. Fakat Şeyh Efendigörünmüyordu. Kayaları önüne katarak, akan suyun etrâfındaki aramalararalıksız devâm etti. Dere boyunca bulunan köylüler genç, ihtiyar,kadın kız tarafından üç gün üç gece arandı. Fakat bulunamadı. Dördüncügünü sabahı suların oldukça azaldığı bir sırada, köprüden aşağıyadüştüğü noktada şehâdet parmağı havada sağ elinin sallandığınıgördüler. Hiçbir şeye takılı olmadan orada duran cesedini sudan çıkarıpgerekli techiz ve tekfin yapıldıktan sonra Kiğı Câmiinin bahçesinedefnettiler. Türbesi hâlen orada olup ziyâret edilmektedir.

Yûsuf Harpûtî hazretlerinin ikinci oğluNecib Efendinin Erzurum`da hanve hamamları vardı. Ayrıca Zermek ve civar köylerde çok arâziyesâhipti. Yolculuğa çıkacağı zaman atının heybesini altınla dolduranNecib Ağa, bu zenginlik ve ihtişâmın dünyâda kalacağını, fânî ve yokolacağını düşünerek garip, yetim ve fakirlere çok ihsânlarda bulunurdu.Çok cömert ve misâfirperver olan Necip Ağanın konağına hergün yüz atlıiner göçerdi.

Üçüncü oğlu Hacı Hâfız Ziyâ Bey Meclis-iMebûsân âzâsı yâni Erzurummilletvekiliydi. Tahsîlini Erzurum ve İstanbul`da tamamladı. Çeşitlidış temsilciliklerde bulundu. Bağdat savcılığından sonra kurulan ilkTBMM`de Erzurum milletvekili olarak bulundu. İstanbul`da vefât edipEyüp Kabristanında defnedildi.

Dördüncü oğlu Mustafa Efendi ise,tahsîlini Kiğı ve Erzurum`da yaptı.Kiğı`da kaymakamlık vazîfesinde bulundu.

Yûsuf Harpûtî hazretlerine âit olduğu söylenen bir şiir şöyledir.

Düşmüşem bir nâr-ı aşka, tâ kıyâmet yanarım,
Şem`e pervâneye karşı ağlayûben dönerim
İçmişem aşkın şarâbın, nûş edûben kanarım
Bülbülem güldür murâdım intizârım yâ Resûl!
Bülbül güle be Alaha âşık oldum yanarım.





Yazdır




YÛSUF HARPÛTÎ kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3782)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2066)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2039)
BABA TÂHİR URYÂN (1990)
HACI DURSUN EFENDİ (1889)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1675)
ARAB BABA (1631)
MERKEZ EFENDİ (1562)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1554)
BEHRULLAH EFENDİ (1500)

En Son Okunanlar

ABDÜRRAHÎM İSTAHRÎ (258)
YAHYÂ MUAMMER MEZÛRÎ İMÂDÎ (295)
ABDÜRRAHÎM ARVÂSÎ (313)
EBÛ TÂHİR MAHALLÎ (673)
ŞÜSTERÎ (252)
ŞÜHÛDÎ EFENDİ (458)
MÜŞTÂK BABA (414)
ŞUMEYT BİN ACLÂN (276)
ABDÜLVEHHÂB-I ŞA`RÂNÎ (229)
ABDÜLVEHHÂB MÜTTEKÎ (275)

Rastgele

EBÛ MÜSLİM HAVLÂNÎ (277)
MUHAMMED BÂBÂ SEMMÂSÎ (277)
TAŞKESENLİ İBRÂHİM EFENDİ (387)
FERELİ ŞEYH SİNAN EFENDİ (292)
ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ (383)
MUÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (226)
ABDÜLVEHHÂB MÜTTEKÎ (275)
HÂTİM-İ ESAM (322)
PÎR MUHAMMED GENCEVÎ (435)
KILIÇLI ALİ EFENDİ (387)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012