Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

ZEYNEDDÎN-İ HÂFÎ (292)
AYSÂVÎ (Ahmed bin Yûnus ed-Dımeşkî) (314)
ŞÂH VELÎ AYINTABÎ (414)
DAYGAM BİN MÂLİK (229)
ABDULLAH BİN MENÂZİL (320)
ABDÜLLATÎF KUDSÎ (428)
EBÛ MUHAMMED EL-BASRÎ (241)
ABDURRAHMÂN BİN YÛSUF RÛMÎ (253)
HACI MUHAMMED SÂMÎ EFENDİ (363)
ŞİMŞİR BABA (309)
OSMAN ET-TAVİLÎ (315)
MUHAMMED SAÎD (309)
UTBET-ÜL-GULÂM (275)
EBÜ`L-HASAN-I EŞ`ARÎ (177)
HAYÂT BİN KAYS EL-HARRÂNÎ (308)
MEVLÂNÂ HAYREDDÎN ETRÂDÎ (271)
SEYFEDDÎN MENÂRÎ (280)
EBÛ ALİ SEKAFÎ (224)
SEYYİD BİLÂL (343)
FEREC BİN ABDULLAH (297)
İBRÂHİM-İ HAVVÂS (271)
MUHAMMED EFENDİ (247)
ŞERÎFZÂDE MEHMED EFENDİ (271)
ABDULLAH BİN EBÛ HUZEYL EL-ANEZÎ (317)
AHMED RIFÂÎ (289)
ALİ BEHÇET EFENDİ (606)
BEHÂEDDÎNZÂDE (Muhyiddîn Muhammed bin Behâeddîn) (275)
PÎR İLYÂS (310)
VİŞNEZÂDE (316)
AVN BİN ABDULLAH (277)
AHMED BİN EBÜ`L-HAVÂRÎ (211)
SEYYİD RADIYYÜDDÎN ALİ (246)
ÇELEBİ HÜSÂMEDDÎN (262)
ALİ BİN ŞİHÂB (240)
CÂFER-İ HULDÎ (264)
ŞEYH HASAN (270)
ABDÜLKÂDİR DEŞTÛTÎ (281)
EBÛ SAÎD BİN SUN`ULLAH (276)
HALÎMÎ ÇELEBİ (261)
MÂLİK BİN ENES (255)


  

ALİ SEMERKANDÎ





ALİ SEMERKANDÎ kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

OsmanlıDevleti`nin kuruluş devrinde, Ankara`nın Çamlıdere beldesinde yaşayanbüyük velîlerden. 1320 (H.720) senesinde İsfehan`da doğdu. Babasınınismi Yahyâ olup, hazret-i Ömer`e dayanır. Çok zekî ve pek akıllı idi.Küçük yaşda Kur`ân-ı kerîmi ezberledi ve muhtelif kırâatlere göreokumasını öğrendi. Genç yaşında; tefsîr, hadîs, fıkıh ve tasavvufilimlerinde pek yüksek derecelere kavuştu. Mekke-i mükerreme, Medîne-imünevvere, Şam, Kudüs, Irak, Semerkand, Çamlıdere gibi pekçokbeldelerde İslâmiyeti öğretmek, emr-i mârûf nehy-i münker yapmak,Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmek için dolaştı.

Ali Semerkandî, tahsîlini tamamladıktansonra, Mekke-i mükerremeye gitti. Kâbe-i muazzamada yıllarca imâmlıkyaptı. Orada, insanları Ehl-i sünnet îtikâdına uygun bir îmân ileyaşamaları, ibâdetlerini sünnet-i şerîfe uygun yapabilmeleri için çokçalıştı. Mânevî bir işâret ile Medîne-i münevvereye geldi. OradaResûlullah efendimizin mübârek türbelerinde yedi sene kadar türbedârlıkhizmetinde bulundu. Bir gün rüyâsında, Peygamber efendimizin kerîmeleriFâtımâ vâlidemizi gördü. Rüyâda; Yâ Ali! Resûlullah`ın huzûruna git.Seni mânevî evlatlığa kabûl buyuracak! dedi. Ali Semerkandî uyanınca,hemen Resûlullah`ın mübârek huzûruna koştu. Mübârek kabrinin karşısınageçip, diz üzerinde edeble oturdu. Başını önüne eğerek, murâkabehâlinde beklemeye başladı. Bir müddet sonra Ravda-i mutahheradanResûlullah efendimizin; Buyur yâ Ali! Seni mânevî evlâdım olarak kabûlettim. Kıyâmete kadar bu mûcizem bâkî kalsın. Yâ Ali! Öyle bir beldeyegit ki, fakirlikleri sebebiyle beni ziyâret edemeyen ümmetim, seniziyâret etsinler. Sen benim evlâdım olduğun için, sana yapılan ziyâretibana yapılmış gibi kabûl ederim. mübârek sözlerini işitti. Bu sözleri,büyük bir zevk ile dinleyen Ali Semerkandî hazretleri, sevincindenağladı ve cenâb-ı Hakk`ın verdiği bu nîmetten dolayı şükür secdesiyaptı. Anadolu`ya gitmesi gerektiğini anladı ve hemen harekete geçti.

Ali Semerkandî, bugünkü Ankara`nınÇamlıdere havâlisine geldi. (Çamlıdere`nin eski ismi Şeyhler olup, buzâta izâfeten verildi.) Çamlıdere`ye bir derviş kıyâfetinde gelen AliSemerkandî, oradaki insanların çok fakir olduğunu görerek, işâretbuyurulan yerin burası olduğunu mânevî keşf ile anladı. Buradakiinsanların irşâdı, Allahü teâlânın emirlerini bildirmek, yasaklarındansakındırmak için yıllarca çalıştı. Pekçok talebeleri oldu. İslâmiyetiyaymak için çalıştı.

Ali Semerkandî, bir gün kırda sığırlarıotlatırken, bir kurdun, bir öküzü öldürmek için hazırlandığını gördü.Hemen yanlarına varıp, kurda; Ey kurt! Bu öküzü öldürmek için kimdenizin aldın? deyince, kurt dile gelip; Ey Allahü teâlânın sevgilikulu! Bu öküz benim nasîbimdir. Allahü teâlânın izni ile bunu öldürüpyiyeceğim. dedi. O da; Ey kurt!Öküzün sâhibine durumu anlatayım.Haberi olsun ki, bize bir kabahat bulup dil uzatarak âhiretiniyıkmasın. Bugün müsâade et, yarın gel. buyurdu. Kurt, peki diyerekoradan ayrıldı. Akşam durumu öküzün sâhibine anlattı. Fakat öküzünsâhibi, Ali Semerkandî hazretlerinin büyüklüğünü idrâk edemiyenlerdenidi. Onun bu anlattıklarının olamayacağını söyleyerek, ertesi gün öküzüyine gönderdi. O gün kurt, yine gelip öküzün başına dikildi. Hâdiseyitâkib eden Ali Semerkandî, kurdun yanına gelip; Mâdem ki yiyeceksin,hiç olmazsa derisini delik deşik etme de, sâhibinin işine yarasın!dedi. Kurt, öküzü öldürüp, derisine zarar vermeyecek şekilde etiniyedi. Akşam, öküzün yerine derisinin geldiğini gören öküzün sâhibi,doğruca Ali Semerkandî`nin yanına koşup, durumu sordu. Hâdiseyiöğrenince, inanmayıp Ali Semerkandî`ye uygun olmayan sözler söyledi veertesi günü kâdıya şikâyet etti. Kâdı, her iki tarafı dinlediktensonra, Ali Semerkandî hazretlerine; Şâhidin var mı? diye sordu. O da;Orada bu hâdiseyi gören ağaçlar ve kayalar şâhidimdir. der demez,hâdisenin geçtiği bölgeden bir gürültüdür koptu. Kayalar ve ağaçlarharekete geçmiş, kâdı efendinin bulunduğu yere doğru geliyordu. Herkeskorkudan kaçmaya başladı. Bunun üzerine Ali Semerkandî hazretleri; Eykayalar ve ağaçlar! Olduğunuz yerde durun! buyurunca, durdular. Kâdıile dâvacı ve inanmayan kimselerin hayretlerinden akılları gideyazdı.Ali Semerkandî`nin büyüklüğünü kabûl edip, onun talebelerinden oldular.

Yaz mevsiminde, kadınlar tarlada ekinbiçiyorlardı. Oralarda sığır otlatan Ali Semerkandî, namaz vaktigirdiği hâlde abdest tâzeleyecek bir su bulamadı. Âsâsını yere vurarak;Çık, yâ mübârek! deyince, yerden gövde kalınlığında bir su çıktı.Sular, hızla meyilli arâzide etrâfa yayılırken, kadınlar bağırmayabaşladılar: Su çıkarmanın da zamânı mı? Ekinlerimiz sular altındakalacak... Bunun yanısıra, Ali Semerkandî`ye hakâret dolu sözlerettiler. O da suyun çıktığı yere bakarak; Ey mübârek su! Ne çıktığınbelli olsun, ne de aktığın! buyurdu. Bu söz üzerine suyun çıktığı yer,kuyu ağzı gibi olup hareketsiz kaldı.

O târihlerde Osmanlı pâyitahtı olanBursa`da bir çekirge âfeti oldu. Her tarafı çekirge kaplamış,mahsûlleri ve çiçekleri harâb etmiş idi. Bu âfetten kurtulmak için,zamânın zirâatçılarından çâre soruldu. Yapılan bütün araştırmalardanbir netice alınamayınca, âlimlere ve velîlere haber gönderildi. Buçekirge âfetinden kurtulma çâresinin ne olduğu soruldu. Bu haber,Çamlıdere`de yaşayan Ali Semerkandî`ye de ulaştı. Ali Semerkandîhazretleri, dağda asâsıyla çıkardığı sudan bir mikdâr Bursa`yagönderdi. Bu suyu, zarar veren haşerâtın bulunduğu bölgeye dökmelerinitenbih etti. Suyu Bursa`ya götürdüler. Çekirge âfetinin bulunduğubölgelere azar azar döktüler, çok kısa bir zaman içinde çekirgelerkayboldu. Mahsûller, bitkiler, çiçekler çekirgelerin istilâsındanböylece kurtuldu. Bir rivâyete göre bu su, bir kap içinde yüksek biryere asıldı. Allahü teâlânın izni ile suyun götürüldüğü yerde sığırcıkkuşları toplanıp, bir anda çekirge sürülerini mahvettiler.

Pâdişâh, Bursa`nın çekirgelerdenkurtulmasına vesîle olan Ali Semerkandî`yi Bursa`ya dâvet etti. AliSemerkandî Bursa`ya geldiğinde, Pâdişâh ona çok izzet ve ikrâmlardabulundu. Pek fazla iltifât edip, Bursa`da kalmasını arzu etti. FakatAli Semerkandî, nâzik bir ifâdeyle Bursa`da kalamıyacağını, bu ümmetinfakir olup, Resûlullah efendimizi ziyârete gidemeyen insanlarınbulunduğu bölgede kalmak istediğini bildirdi. Bunun üzerine Pâdişâh,bir istekte bulunmasını arzu etti. Ali Semerkandî de; Çamlıderehavâlisindeki tebanız çok fakirdir. Onları, askerlik ve toprak kirâsımükellefiyetinden muaf tutmanızı arzu ediyorum. buyurdu. Pâdişâhderhâl bir ferman yazdırarak, bundan sonra Çamlıdere havâlisindebulunan kimselerin askerlik yapmayacağını ve toprak kirâsınınalınmayacağını bildirdi. O günden, İstiklâl Harbi sıralarına kadarÇamlıdere bölgesinden vergi alınmadı ve askere giden olmadı. Bütünpâdişâhlar, o fermana riâyet ettiler. Ayrıca, Çekirge Suyu ismi ilemeşhûr olan sudan zaman zaman alınarak, çekirgelerin zarar yaptığıbölgelere götürüldü. Bu su; hâlen Çamlıdere`nin kuzeyinde, Gerede`nindoğusunda, Eskipazar`ın güneyinde bulunmaktadır.

Çamlıdere`de Ali Semerkandî`ninkülliyâtında bulunan bu fermânın bâzı maddeleri şöyledir: 1)Çamlıdere`de bulunan müslümanlar, Şeyh Ali Semerkandî hazretlerininmânevî evlâdlarıdır. 2) Yine bu bölgenin halkına askerlik mükellefiyetiyoktur. 3) Toprak kirâsından muaf tutulacaklardır. 4) Çekirgeleri yokeden Sığırcık suyu, Şeyh Ali Semerkandî ve onun mânevî evlâdlarınaâittir... Bu fermân, zaman zaman yenilenmiştir.

Ali Semerkandî, 1457 (H.862) târihindeÇamlıdere`de vefât etti. Türbesi Çamlıdere kabristanının ortasındabulunmakta, ziyâret edenler, ondan çok feyz almaktadırlar. Türbesininkapısından girilince tam karşıda olan büyük sandukalı kabir ona,etrâfındaki kabirler de talebelerine âittir. Karaman ilinde vefâtettiği de söyleniyorsa da o zât başkadır.

ANNELERİNİ EMMESİNLER

Bulunduğu bölgeye ilk geldiği günlerde,köylülerin sığırlarını otlatacak çobanları yoktu. Arıyorlardı, fakatçobanlığa kimse yanaşmıyordu. Ali Semerkandî hazretlerinin debüyüklüğünü anlamış değillerdi. İnsanların bu sıkıntısını gören AliSemerkandî onlara; Sığırlarınızı otlatabilirim. Bu işten dolayı sizdenücret talep etmiyorum. buyurdu. Köylüler bu habere çok sevindiler.Köylerine yeni gelen, herkese dinden îmândan bahseden bu zâta dedilerki; Biz, sığırlarımızla birlikte, buzağılarını da otlattırmakistiyoruz. Eğer buzağıların, annelerini emmeden otlamalarını sağlarsanmemnûn oluruz. O da kabûl etti. Ertesi gün inekleri ve buzağıları birarada otlatmaya götüren Ali Semerkandî, otlak yerinde sığırlaradönerek; Ey inekler ve buzağılar! Akşama kadar berâberce otlayınız.Yalnız buzağılar, annelerini emmesin, anneler de yavrularınıemzirmesin! dedi. Bu söz üzerine, akşama kadar inekler buzağılarınıemzirmedi. Buzağılar dahî annelerini emmek için uğraşmadı. Akşam merakiçinde bekleyen köylüler, ineklerin memelerini süt ile dolu görüncehayretten şaşırıp kaldılar. Böylesini ne işitmiş ne görmüşlerdi. Bunun,Ali Semerkandî hazretlerinin bir kerâmeti olduğunu ve onun büyükvelîler arasında yer aldığını anladılar.

1) Esmâ-ül-Müellifîn; c.1, s.733
2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.11,277
3) Sefînet-ül-Evliyâ; c.2, s.370




Yazdır




ALİ SEMERKANDÎ kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3782)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2067)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2039)
BABA TÂHİR URYÂN (1990)
HACI DURSUN EFENDİ (1889)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1675)
ARAB BABA (1631)
MERKEZ EFENDİ (1562)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1555)
BEHRULLAH EFENDİ (1500)

En Son Okunanlar

ALİ BİN MEYMÛN MAĞRİBÎ (262)
ALİ EL-MASÎSÎ (245)
ALİ KAZVÂNÎ (Kîzvânî) (237)
ALİ İSFEHÂNÎ (326)
ALİ BİN HEYTÎ (237)
ALİ HAVÂS BERLİSÎ (263)
ALİ EL-HARÎRÎ (254)
ALİ HAFIZ (318)
ALİ HÂDÎ (Nakî) (302)
ALİ GAV SULTAN (629)

Rastgele

FETHULLAH EVDEHÎ (248)
RÜKNEDDÎN-İ ÇEŞTÎ (278)
ABDULLAH EL-HARRÂZ (237)
HUZEYFETÜ`L-MER`ÂŞÎ (248)
AHMED FEYZÎ EFENDİ (273)
ABDULLAH BİN AVN (430)
ÂMİNE-İ REMLİYYE (320)
ABDURRAHMÂN TÂGÎ (Tâhî) (311)
MAKSÛD DEDE (368)
RÛZBEHÂN BAKLÎ (244)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012