Ulaşım :
Tokat ili Erbaa ilçesine bağlı (ilçe merkezine 8 km.) eski adı Eksel yeni adi Koçak Kasabasındadır. Koçak Kasabası Erbaa`nın güneyinde yer almaktadır.
Gönderen : Arslan Gelmez
 BEHRULLAH EFENDİ kabir adresi konusunda eklemek istedikleriniz varsa lütfen aşağıdaki bölüme yazınız.
|
Anadolu`dayetişen evliyâlardan. Tokat`ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel (Koçak)köyündendir.
İlk tahsîlini Tokat`ta yaptı. Bu sıradatanımadıkları bir zât misâfir oldu. Behrullah Efendi ertesi günküdersini yapıp namazını kılıp yattı. Gece kalktığında o zâtın devamlıilimle meşgûl olduğunu gördü. Bu zâtın ilim sâhibi, gayretli olduğunuanlayarak; Efendim bu gece hiç uyumadınız. O ilimden bize deöğretseniz. diye arz edince, o zât; Evlâdım senin ilmî nasîbinİstanbul`daki Yanyalı Hacı İsmet Efendiden olacak. Sende onun kokusuvar. buyurdu. Bunun üzerine Behrullah Efendi, köye dönüp ağabeyindenizin aldıktan sonra İstanbul`a gitti.
Diğer taraftan da Yanyalı İsmet Efendi,talebelerine sık sık; Anadolu`dan bir er gelecek. Benim İstanbul`agelmemin sebebi bu eri yetiştirmek için hocamın isteği ile oldu.derdi. Behrullah Efendi, otuz sene Hacı İsmet Efendinin derslerinitâkib ederek ondan ilim öğrendi. Bütün ilimlerde ve tasavvuf yolundayetiştikten sonra hocası tarafından kendi köyüne, insanlara doğru yoluanlatmakla vazîfeli olarak gönderildi.
Köyüne döndüğünün ilk zamanlarında kimseonu anlamadı ve tanımadı. Bu yüzden köylüler ona Garip Mehmed diyordu.Bu sırada Sivas`tan ziyâretine gelen Memduh Paşa, kimsenin onun ilminedeğer vermediğini anlayınca köylülere:
Behrullah gibi cihâna gelmez bir velî
Bulan buldu bulmayan mutlak deli.
mısraını okuduktan sonra; Siz bu zâtınkıymetini bilmez iseniz elinizden çıkar. dedi. Bunun üzerine insanlarondan ilim öğrenmeye koştular. Memduh Paşanın başkanlığında yapılandergâhda, Behrullah Efendi ilim tâliplerine ders vermeye başladı.
Behrullah Efendi herkese müşfik, güleryüzlü davranırdı. Sokakta gördüğü çocukların başını okşayıp, onlarahediyeler vererek gönüllerini alırdı. Herkese Allahü teâlânınmerhâmetinden bahseder; Biz insanlar da merhametli olmalıyız. derdi.Kendisine gönderilen hediyeleri el sürmeden fakirlere dağıtırdı.
Behrullah Efendi, talebesi Ahmed Efendiile bir gün dere kenarında oturuyorlardı. Talebesi kahve yapmaklameşguldü. Hocasına doğru bakınca kucağında bir yılan gördü ve korktu.Sonra yılan, Behrullah Efendinin kucağından inip gitti. Talebesininmerak içinde kaldığını fark edince; Cinnîlerden idi. Hasankale`dengeliyor. Dersini verdim gitti. buyurdu.
Talebelerinden İskender isminde bir zât,donanmada vazîfeli idi. Gemi denizde giderken fırtına çıktı. O sıradaBehrullah Efendinin himmetine sığındı, yardım istedi. O anda hocasınıkarşısında gördü. Ona; Evlâdım korkma, üzülme on dakika sonra fırtınageçer! buyurdu. On dakika sonra Allahü teâlânın izni ile fırtına dindi.
Behrullah Efendi tütün kullanırdı.Sohbetine gelen Ahmed isimli zât, onun tütün kullandığını görünce,kalbinden; Keşke sigara içmeseydi. diye geçirdi. Behrullah Efendi onadoğru dönerek; Ahmed Efendi siz sigara kullanmıyorsunuz değil mi?diye sordu. O da; Kullanmıyorum efendim. dedi. O kişi yine kalbinden;Firavunun bahçesinde yetişen tütünü ne diye içiyor. diye geçirirgeçirmez; Firavunun bahçesinde tütünün yetiştiğini sen ne biliyorsun?Firavunun bahçıvanı mı idin? deyince, o zât tövbe ederek sâdıktalebesi olmakla şereflendi.
Talebelerine buyururdu ki:
Biz kuşlar kadar bile olamıyoruz. OnlarAllahü teâlâyı devamlı zikrediyorlar. Biz ise yatıyor ve gafletteyiz.
Dînin emir ve yasaklarınıbilmezseniz, bu yolda hiç mesâfe katedemezsiniz.Behrullah Efendi 1915 (H.1334) senesindeEksel köyünde vefât etti. Kalabalık bir cemâat ile cenâze namazıkılındıktan sonra köy kabristanlığına defnedildi. Hak âşıkları kabriniziyâret edip, bereketlenmekte ve feyz almaktadır. Behrullah Efendininyerine talebesi Ali Osman Efendi geçti.