Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

MUHAMMED BÂKIR (333)
ŞERÎFZÂDE MEHMED EFENDİ (271)
ABDÜLHAMÎD BİN NECÎB NÛBÂNÎ (268)
BURHÂNEDDÎN MUHAKKIK TİRMİZÎ (276)
MAKSÛD DEDE (368)
EBÛ BEKR-İ NESSÂC (364)
DÂVÛD-İ İSKENDERÎ (250)
MUHAMMED ŞENÂVÎ (261)
ABDULLAH AYDERÛSÎ (270)
FETHULLAH-I VERKÂNİSÎ (278)
AHMED BİN MUHAMMED HÂNÎ EL-ESREM (255)
ALİ BİN ŞİHÂB (241)
EBÜ`L-ABBÂS-I MÜRSÎ (194)
ŞEYH DERVİŞ HÜSEYİN (412)
ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ (265)
BABA HAYDAR SEMERKANDÎ (310)
HASAN BİN ALİ ASKERÎ (308)
TÂVÛS BİN KEYSÂN (490)
BÜNDÂR BİN HÜSEYİN ŞİRÂZÎ (338)
MAZHAR-I CÂN-I CÂNÂN (250)
SARI ABDULLAH EFENDİ (404)
AHMED FEYZÎ EFENDİ (274)
YÛSUF SİNÂNEDDÎN-İ SÎNEÇÂK (390)
ABDULLAH-I YEMENÎ (237)
SÛFÎ ALLAHYÂR (274)
İBRÂHİM ŞİRVÂNÎ (263)
DERVİŞ AHMED SEMERKANDÎ (448)
MUHAMMED ÇELEBİ SULTAN (291)
ALKAME BİN KAYS (272)
EBÜ`L-HASAN BEKRÎ (343)
ABDÜLKERÎM KÂDİRÎ (377)
EBÛ BEKR VÂSITÎ (282)
SENÂULLAH-İ DEHLEVÎ (271)
DAYGAM BİN MÂLİK (230)
MUHAMMED BİN VÂSİ’ (315)
GAVS-ÜL-MEMDÛH (353)
SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3795)
İSMÂİL HAKKI BURSEVÎ (325)
MUSTAFA BİN SÜLEYMÂN (242)
AHMED-İ ZERRÛK (338)


  

ESKİCİ MEHMED DEDE





ESKİCİ MEHMED DEDE kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

Anadoluvelîlerinden. On altıncı yüzyılın sonunda ve on yedinci yüzyılınbaşında yaşamıştır. Pamuklu bez ticâretiyle meşgûl olduğu için EskiciMehmed Dede diye meşhûr oldu. Aslen Amasyalı olup, 1619 (H.1028)senesinde Bursa`da vefât etti. Kabri, Abdülmü`min Efendi Câmiibahçesindedir.

İlk tahsîlini memleketi olan Amasya`dagördükten sonra, Bursa`ya gelen Mehmed Efendi, ilk zamanlar pamukludokuma ticâretiyle meşgûl oldu. Kıdvetü`l-ârifîn Abdülmü`min Efendininsohbetlerinde bulunmaya başladı. Ona talebe olup ondan ilim ve feyzaldı. Abdülmü`min Efendinin torunu ile evlendi. Onun yaptırdığı câminincivârında yerleşti. Velî zâtların sohbetlerinde bulundu ve tasavvufyolunda ilerledi. Bir ara pamuklu dokuma ticâretini bırakıp,insanlardan uzaklaşarak uzlete kendi köşesine çekildi. İbâdet ve Allahüteâlânın ismini zikirle meşgûl oldu. Mânevî derecelere kavuştu. Dahasonra; Çalışan, Allahü teâlânın sevgilisidir. sözü gereğince,âilesinin nafakasını temin etmek için pamuklu dokuma ticâretine tekrarbaşladı. Bursa Bezzazcıları arasında önemli bir yeri olmasına rağmenhiçbir zaman dünyâ malına gönül vermedi. Kazandıklarını, Allahüteâlânın rızâsını kazanmak için ihtiyaç sâhiplerine sadaka verirdi.

Ömrünün sonlarına doğru pamuklu dokumaticâretini tamâmen bırakıp, nefsinin istediklerini yapmamak,istemediklerini yapmak sûretiyleAllahü teâlânın rızâsını kazanmayaçalıştı.Hoş sohbeti ve güzel ahlâkıyla insanların gönüllerini almayagayret etti. Birçok halleri ve kerâmetleri görüldü.

Zamânın Bursa kâdısı Aziz Mahmûd Hüdâyîhazretlerinin kâdılığı ve dünyânın debdebesini bırakıp Üftâdehazretlerine talebe olmasına Eskici Mehmed Dede vesîle olmuştur.

Bursa kâdısı Aziz Mahmûd Hüdâyî bir gecerüyâsında Cehennem`i gördü. Cehennem`in şiddetli ateşinde tanıdığı bâzıkimseler de vardı. Bu korkunç rüyânın verdiği dehşet ve üzüntü içindebulunduğu günlerde bir hanım bir dâvâ getirdi. Dâvâcı kadın, kocasındanayrılmak istediğini bildirdi. Kadının ayrılmak istediği kocası MuhammedÜftâde hazretlerini seven fakir bir kimseydi. Bu fakir kimse her senehacca gitmek ister fakat gidecek parası olmadığı için de bir türlüarzûsuna kavuşamazdı. Üzüntüsünden hiç yüzü gülmez, gözleri hep haccagidenlerin yolu üzerine takılır kalırdı. Evdeki hanımı yüzü gülmeyenkocasının bu hâline oldukça üzülürdü.

Yine bir sene hac mevsiminde parasıolmadığı için hacca gidemeyen bu fakir, bir gün üzüntüsünden neyapacağını şaşırdı ve hanımına; Eğer bu sene de hacca gidemezsem seniüç talakla boşadım. dedi. Günler geçti. Hac için hazırlananlar yolaçıktı. Kurban bayramı yaklaştı. Fakir kimseyi bir düşünce aldı. Hemhacca gidememenin üzüntüsü, hem de hanımının üç talakla boş olacağıiçin çâresizlik içinde kıvranmaya başladı. Bir yerlerden borç parabulup, hacca gidememişti. Ne yapacağını şaşırdığı ve çâresiz kaldığı bugünlerde büyük velî Muhammed Üftâde hazretlerine gidip durumunuarzetti. Üftâde hazretleri onu dinledikten sonra; Bizim Eskici MehmedDede`ye git, selâmımızı söyle. O seni hacca götürüp derdine dermânolur. buyurdu.

Fakir sevinerek Üftâde hazretlerininhuzûrundan ayrılıp Mehmed Dede`nin dükkanına koştu. Mehmed Dede`ye,hocasının selâmını söyleyip, derdini anlattı. Mehmed Dede; Ey Fakir!Gözlerini kapa. Aç demeden sakın açma! dedi. Fakir gözleriniaçtığında, kendini Mehmed Dede ile birlikte Mekke-i mükerremede buldu.Mehmed Dede, Allahü teâlânın izniyle, kerâmet olarak fakiri bir andaHicâz`a götürdü. O gün arefe idi. Hacılar Arafat`a çıkmışlar, vakfeyeduruyorlardı. Fakir de Eskici Mehmed Dede ile birlikte ihrâm giyipArafat`a çıkarak vakfeye durdular. Ertesi günü Kâbe-i muazzamayı tavâfettiler. Hac ibâdetini tamamlayıp, ziyâret edilecek yerleri ziyâretettikten sonra, Bursalı hacıları buldular. Onlar Eskici Mehmed Dede`yive fakiri görünce sevindiler. Fakir bâzı hediyeler alıp, bir kısmını dagetirmeleri için emânet etti. Vedâlaşarak ayrıldılar. Yine EskiciMehmed Dedenin kerâmetiyle Mekke-i mükerremeden Bursa`ya geldiler.Fakir, getirdiği bâzı hediyelerle eve gelince, hanımı birkaç gündür evegelmeyen kocasını eve almak istemedi ve; Sen beni boşamadın mı? Hangiyüzle bana hediye getirerek eve giriyorsun. dedi. Fakir, Hanım benhacca gittim geldim. İşte bu getirdiklerimi de Mekke`den aldım.dediyse de kadın; Bir de yalan söylüyorsun. Üç beş gün içinde haccagidilip gelinir mi? Seni mahkemeye verip, senden ayrılacağım. dedi.Kâdı Aziz Mahmûd Hüdâyî`ye giderek durumu anlattı ve; Nikâhımızın feshedilmesini istiyorum. Çünkü nikahsız olarak yaşamayı dînimizyasaklamaktadır. Bu sebeple haram işlemek istemiyorum. dedi.

Kâdı Aziz Mahmûd Hüdâyî, kadının kocasınıçağırtarak ifâdesini dinledi. Fakir; hacca gittiğini, Kâbe-i muazzamayıtavâf edip, ziyâret yerlerini gezdiğini, Bursalı hacılarla görüştüğünü,hattâ getirmeleri için bâzı eşyâlarını onlara emânet bıraktığınısöyledi. Bu sebeple talak yâni boşanmanın vâki olmadığını söyledi veEskici Mehmed Dede`yi şâhit gösterdi. Eskici Mehmed Dede birlikte haccagidip geldiklerini söyledi ve; Şeytan, Allahü teâlânın düşmanı olduğuhalde bir anda dünyânın bir ucundan bir ucuna gittiği kabûl edilir debir velînin bir anda Kâbe-i muazzamaya gitmesi niçin kabûl edilmez.dedi. Kâdı Aziz Mahmûd Hüdâyî anlatılanları hayretle dinledikten sonra,mahkemeyi hacıların geleceği zamâna tehir etti. Aradan günler geçti.Bursalı hacılar döndü. Mahkeme gününde şâhid olarak fakirin hacvazîfesini yaptığını hattâ verdiği emânetleri getirdiklerinibildirdiler. Kâdı, şâhitlerin verdiği ifâdeler üzerine dâvâcı hanımınnikâhı fesh etme isteğini reddetti. Böylece boşanma olmadı.

Bu hâdisenin günlerce etkisindenkurtulamayan Aziz Mahmûd Hüdâyî, EskiciMehmed Dede`ye gitti ve; Benitalebeliğe kabûl buyurmanız için geldim. dedi. Eskici Memed Dede ona;Sizin nasîbiniz bizde değil. Şeyh Muhammed Üftâde hazretlerindedir.Onun huzûruna giderek mürâcaatınızı bildirin.dedi. Kâdı Mahmûd Hüdâyî,Üftâde hazretlerine gidip ona talebe oldu. Üftâde hazretlerinin isteğiüzerine sırmalı kaftanıyla Bursa sokaklarında ciğer sattı. Kâdılığıbırakıp, Muhammed Üftâde hazretlerinin hizmetinde ve sohbetindeolgunlaştı. Bursalıların kınamalarına rağmen bu yola devâm etti.Dünyânın debdebesini bırakıp gönül sultanlığına yükseldi. Aziz MahmûdHüdâyî hazretlerinin bu yola kavuşmasına vesîle olan Eskici MehmedDede`dir. (Bkz. Aziz Mahmûd Hüdâyî)

Eskici Mehmed Dede`nin halleri vekerâmetleri insanlar arasında dilden dile anlatılır oldu. Devletinmerkezi olan İstanbul`daki vezirlerle öteki devlet adamları, askerlerve ulemâ onun yüksek hallerini ve menkıbelerini dinleyip, onugörmedikleri halde, sevenlerinden oldular. Duâsını almak için pekkıymetli hediyeler, ihsânlar ve kitaplar gönderdiler. Fakat o, dünyâyave dünyâdakilere gönül vermediği için kendine gönderilen hediyeleriihtiyaç sâhiplerine ihsân etti. İbâdet ve tâat ederek Allahü teâlânınrızâsına kavuşmaya ve insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarınıanlatarak onların dünyâda ve âhirette saâdete, mutluluğa kavuşmalarıiçin çalıştı. Günleri ve geceleri böyle geçerken, 1619 (H.1028)senesinde Bursa`da vefât etti. Abdülmü`min Efendi Câmii hazîresindedefnedildi. Vefâtına Hâşimî Efendi;

Gitdi Eskici Dede köhne cihândan virdicân (1028) mısraını târih düşürmüştür. Kabri, Abdülmü`min Efendininkabrinin yanındadır. Sevenleri kabrini ziyâret edip, rûhuna Fâtihaokumaktadırlar.

BİZE PİLAV GÖNDER

Tüccardan Akkaşzâde Seyyid AbdurrahmânEfendi anlatır: Bir zaman ticâret için bir mikdâr pirinç satın alıp,Bursa`da Yeni Han`daki bir anbara koydum. Bir müddet sonra gidipkontrol ettim. Fakat ne göreyim pirincin tamamı böceklenmiş. Pirinci buhalde görür görmez çok üzüldüm. Handan üzgün bir halde çıkarken EskiciMehmed Dede`yi kapı önünde oturur gördüm. Eskici Mehmed Dede banayönelerek; Emir Molla bizden tarafa bak. Bize pilav gönder. dedi. Benona; Çuval gönder ne kadar pirinç istersen göndereyim. dedim. Birazsonra gönderdiği çuvalı alıp pirinç koymak üzere anbara girdiğimde,gördüm ki, pirinçte böcekten eser kalmamıştı. Bu hâli görünce içimaçıldı. Gam ve üzüntüm gitti. Çuvalı doldurup Eskici Mehmed Dede`yegönderdim. Bu hâlin Eskici Mehmed Dede`nin kerâmeti olduğuna şâhidoldum.

1) Baldırzâde; s.27
2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.15,s.187
3) Güldeste-i Riyâz-ı İrfan; s.223




Yazdır




ESKİCİ MEHMED DEDE kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3795)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2071)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2045)
BABA TÂHİR URYÂN (2000)
HACI DURSUN EFENDİ (1897)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1678)
ARAB BABA (1635)
MERKEZ EFENDİ (1566)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1564)
BEHRULLAH EFENDİ (1504)

En Son Okunanlar

ESKİCİ MEHMED DEDE (1564)
EBÛ HAFS HADDÂD EN-NİŞÂBÛRÎ (266)
EBÛ BEKR VERRÂK (300)
EMÎR-İ ÇİN ŞEYH OSMAN EFENDİ (385)
EMÎR AHMED-İ BUHÂRÎ (247)
EMÂNULLAH LÂHORÎ (245)
CÂFER-İ SÂDIK (290)
ELVÂN ÇELEBİ (367)
ŞEYH İBRÂHİM BİN ALİ (273)
EDHEM BABA (272)

Rastgele

MUHAMMED BÂKIR (333)
ŞERÎFZÂDE MEHMED EFENDİ (271)
ABDÜLHAMÎD BİN NECÎB NÛBÂNÎ (268)
BURHÂNEDDÎN MUHAKKIK TİRMİZÎ (276)
MAKSÛD DEDE (368)
EBÛ BEKR-İ NESSÂC (364)
DÂVÛD-İ İSKENDERÎ (250)
MUHAMMED ŞENÂVÎ (261)
ABDULLAH AYDERÛSÎ (270)
FETHULLAH-I VERKÂNİSÎ (278)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012