Gaziantep velîlerinden. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Cıncıkçı Mağarası denilen yerde münzevî, herkesten uzak, yalnız bir hayat sürdü. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. On dokuzuncu asırda yaşamıştır. Kabri Gaziantep`tedir.
Halktan birisi arkadaşları ile konuşurken hacca gideceğini söyledi.Arkadaşı ise gidemeyeceğini ileri sürdü. Bunun üzerine; Gitmezsem karım benden boş olsun. dedi. Hac zamânı bâzı sebeplerden dolayı o zât yola çıkamadı. Arefe gününe bir gün kala hanımı; Aramızda artık nikah kalmadı. diye adamı eve almadı. Ne yapacağını şaşıran adamcağız, bir dostuna danıştı. O da; Gözükızıl MehmedBaba`ya git. O, derdine bir çâre bulur. dedi.
Bunun üzerine, gidip hâlini Gözükızıl Mehmed Baba`ya anlattı. O da yüzünü kıbleye çevirip; Seni Şam`da bir demirciye yollayacağım, o seni Mekke`ye götürür. Bana oradan ne hediye verirlerse onu da birlikte getir. dedi. Adam gözünü kapattı. Gözükızıl eliyle itti. Gözünü açtığında kendini Şam`da târif edilen demircinin dükkanında buldu. Durumu demirciye anlattı. Demirci de; Seni Medîne`de bir fırıncıya yollayacağım. O seni Arafat`a götürür. dedi. Gözünü yummasını söyleyip eli ile itince, adam kendini Medîne`de buldu. Fırıncının yardımı ile Arafat`a çıktı. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra fırıncının târifi üzerine Zemzem kuyusunun yanındaki zâtı buldu. Bu zât; Gözükızıl`a söyle neden doğrudan doğruya göndermiyor da vâsıtalı yolluyor. dedikten sonra Gözükızıl`a verilmek üzere bir kefen ve bir kap zemzem verdi. Hacıya gözlerini kapa deyince, o zât kendini Gaziantep`te buldu. Hacı hediyeleri Gözükızıl Mehmed Baba`ya verince; Demek artık bize âhiret yolculuğu göründü. Kısa zaman sonra beni defnedersiniz. dedi. Hacı eve gidince hanımı yine içeri almadı. Durumu Gözükızıl`a anlatınca; Kâdıya git. O senin meseleni çözer. dedi. O da hanımı ile kâdıya gitti. Kâdı nikahlarının devâm ettiğine dâir bir karar verdi. Ertesi gün Gözükızıl Mehmed Dede`nin yanına gittiklerinde vefât ettiğini gördüler ve bulunduğu yere defnettiler.
İŞTE BİZ BÖYLE NAMAZ KILARIZ
Gözükızıl Mehmedbaba bir Cumâ günü bir sokağın başında otururken minâreden ezânlar okunmaya başladı. Adamın biri; Sen burada miskin miskin ne oturuyorsun. Namaza bile gitmezsin. diyerek ileri geri bâzı sözler sarf etti. Gözükızıl Mehmed Baba yerinden kalkarak adama bir tokat vurdu. Adam o anda kendini Mekke`de buldu. Mehmed Baba`nın Beytullah`da namaz kıldığını gördü. Namazdan sonra birlikte dışarı çıktılar. Mehmed Baba bir tokat daha attı. Adam kendini Gözükızıl ile konuştuğu yerde buldu. Gözükızıl Mehmed Baba ona; İşte biz böyle namaz kılarız. buyurdu.
1) GaziantepEvliyâları (C.Cahit Güzelbey); s.105