Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

ABDÜLMECÎD ŞİRVÂNÎ (274)
ABDÜLMU`TÎ EFENDİ (366)
ABDULLAH BİN HUBEYK (246)
YÛSUF BİN HÜSEYİN RÂZÎ (368)
ZARÎFÎ HASAN EFENDİ (285)
ZEYNELÂBİDÎN MUHAMMED (324)
AHİ EVRAN (296)
TÂCÜDDÎN ZÂHİD-İ GEYLÂNÎ (248)
TÂVÛS BİN KEYSÂN (490)
ÜNSÎ HASAN EFENDİ (423)
VİŞNEZÂDE (316)
YÂR MUHAMMED KADÎM TALKÂNÎ (240)
MOLLA FENÂRÎ (420)
ŞEYH AHMED ŞEMSEDDÎN (292)
ŞEYH HÜSEYİN BASRETÎ (362)
ŞEYH MUSTAFA BİN EBÛ BEKR (460)
ŞİHÂBÜDDÎN AHMED SİVÂSÎ (381)
MERKEZ EFENDİ (1566)
MEVLÂNÂ HAMÎD-İ BİNGÂLÎ (296)
MEYÂN MÎR (255)
SEYYİD VELÂYET (259)
MİRZÂ HÜSÂMEDDÎN AHMED (296)
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ (250)
SÜLEMÎ (264)
ŞÂH MUHAMMED ÇELEBİ (326)
ŞEMSEDDÎN ÎCÎ (275)
KUTBÜDDÎN İZNÎKÎ (779)
LÜTFULLAH ÜSKÜBÎ (338)
MAHMÛD SÂMİNÎ (327)
MANSÛR EL-BETÂİHÎ (259)
SÂKIB DEDE (308)
MEHMED EŞREF EFENDİ (331)
SEHL BİN ABDULLAH TÜSTERÎ (264)
CÂFER-İ HULDÎ (265)
SENÛSÎ (Muhammed bin Yûsuf) (260)
CÂFER-İ SÂDIK (290)
SEYYİD EMÎR HAMZA (300)
CÂKÎR EL-KÜRDÎ (303)
CELÂL TEHÂNİSERÎ (384)
CELÂLEDDÎN-İ HİNDÎ (Kutb-i Rabbânî, Kebîr-ül-Evliyâ) (240)


  

Muhammediyye





Muhammediyye kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

`yi hocası Hacı Bayram-ı Velî`ye takdimettiğinde;

Ey Muhammed! Bu kitabıyazacağına, kalbinin nûrlanması için çalışsan,nefsini terbiye etmek için uğraşıp onu yola getirseydin daha iyi olmazmıydı? buyurduğunda, Muhammed Bîcân bir Âhh! çekti ki, o andakitabın açık olan sahifeleri Âhh ateşinden kararıp simsiyah oldu.Hacı Bayram-ı Velî, kısa zamanda bu iki kardeşe icâzet, diplomavererek, insanları hak yola dâvet ve bu yolda ilerletmeklegörevlendirdi.



Kurban


Hacı Bayram-ı Velî, Ankara`yaSultanMurâd Hanın verdiği fermânla geldi. Fermanda, Hacı Bayram-ı Velîhazretlerinin talebelerinin, yalnız ilim ile meşgûl olmaları için,onların vergi ve askerlikten muâf tutulduğu bildiriliyordu. Bunu duyanpekçok kişi, vergi ve askerlikten kurtulmak için Hacı Bayram-ı Velî`nintalebesi olduğunu söylemeye başladı. Bunlar o kadar çoğaldı ki,Ankara`nın mâlî ve askerî düzeni bozuldu. Sonunda Sultan, Hacı Bayram-ıVelî`den talebelerinin bir listesini istemek zorunda kaldı.

Hacı Bayram-ı Velî de,Ankara`nınKanlıgöl mevkiinde bir çadır kurdu ve;

Bize intisâb edenler, talebeolanlar burada toplansın. diye ilân etti. Hacı Bayram-ı Velî`nintalebesi olduğunu söyleyen herkes, akın akın gelip meydanı doldurdu.

Hacı Bayram-ı Velî;

Dervişlerim, müridlerim! Bana intisâb edentalebelerimi bugün burada kurban etmem emrolundu. Canını, malını banafeda eden, çadıra girsin. buyurdu.

Bütün talebeleri bir korku aldı.Bir uğultu yükseldi. Vergiden kaçmak için talebe görünenler;

Bu nebiçim mürşit; bu nasıl müritlik. diye söylenip duruyorlardı.

HacıBayram-ı Velî de, eline keskin bir bıçak ile çadırın kapısındabeklemeyebaşladı. Bu sırada topluluktan, bir erkek ile bir kadın kalabalığıyararak doğruca çadırın içine girdiler. Arkalarından Hacı Bayram-ı Velîde girdi. Daha önceden çadıra koyduğu koyunu içeride hemen kesti.Kırmızı bir kan, çadırdan dışarı çıktı. Kanı gören herkes hemen kaçtı.Meydanda kimse kalmadı. Daha sonra dışarı çıkan Hacı Bayram-ı Velî;

Anladık ki, bu kadar talebemiz varmış. Bunlardan başka herkes, vergivermek ve asrelik yapmak sûretiyle, devlete olan borcunu ödemelidir.buyurdu.



Halifeleri


Hacı Bayram-ı Velî, ömrününsonuna kadarİslâmiyeti yaymak için uğraştı. Talebelerine ve sohbete gelen herkese,Allahü teâlânın emirlerini bildirip, yasaklarından kaçınmanın şartolduğunu anlattı. Hayâtı, hep verâ ve takvâ üzere, haramlardan şiddetlekaçıp, şüpheli korkusuyla mübahların fazlasını terk etmekle geçti.

Onun vefâtından sonraBayramiyyeyolunu, talebelerinden Akşemseddîn ve Bıçakçı Ömer Efendi devâmettirdiler.

Diğer halifeleri ise: Göynüklü UzunSelâhaddîn, Yazıcızâde Muhammed ve Ahmed Bîcân kardeşler, İnceBedreddîn, Hızır Dede, Akbıyık Sultan, Muhammed Üftâde hazretleribunlardandır. Birisi de, dâmâdı Eşrefoğlu Rûmî (Abdullah Efendi)dir.



Türbenin Kapısı


Türbelerin kapatılmakararı çıktıktansonra, her yere olduğu gibi Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin türbesinede kilit vurulmuştu. Fakat sabahleyin türbenin önünden geçenler kilidikırılmış, kapıyı da ardına kadar açık gördüler. Olayın birkaç defâtekerrür etmesi üzerine ilgililerden biri;

Böyle şey olmaz, bu kapıyıelbette bir açan var. demiş.

Sonra bunun için iki polisvazifelendirmiş ve;

Sabaha kadar bekleyin, gözetleyin. Şu kapıyı kimaçıyorsa, hemen yakalayın. iye de emir vermişti.

Polisler raldıkları bu emirgereğince,hazret-i Şeyh`in türbesi önünde sabah ezânı okununcaya kadarbeklemişler. Sabah vakti âniden kilidin çıkardığı Çat sesi ileirkilmişler. İşte o zaman açılan kapıdan Hacı Bayram-ı Velîhazretlerinin tebessüm ederek kendilerine baktığını görmüşler. Türbebyibekleyen polislerden biri şaşkınlıktan düşüp bayılırken, diğerinin dilitutulmuş. Bu olaydan sonra bir daha hiç kimse kapıda nöbet tutmayacesâret edememiştir.



HacıBayram-ı Velî`nin talebelerinenassîhatlerinden....

İnsanların fitnesindenkurtulmakistiyorsanız, çarşı ve pazarlarda sık sık bulunmayınız. Hiddet ve kin,hakîkatlerigören gözlerikör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır. Allahü teâlâya isyânyolunda, hiçbirkimseye yardım etmeyiniz. Küçük çocuklarıseviniz,başlarınıokşayınız. Onları sevindiriniz ki, Peygamber efendimizin emrini yerinegetirmiş olasınız. Çarşıda ve câmiavlusundabir şeyyemeyiniz. Yol ortasında durmayınız. Ticâret erbâbının dükkânlarındauzun müddet oturmayınız. Hiçbir günâhıküçümsemeyin,çok çalışın.Boş gezenler, zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalbleri şeytanınkonağı olur. Helâlinden kazanıp,ondanfakırlerecömertçe veriniz. Ölümü çokhatırlayınız. Ölümgelmedenhesâbınızı yapınız. Tövbe ediniz ki, affa kavuşasınız. Dünyâ gamından,nefsinsıkıştırmasındanhafifleyip kurtulmak istiyorsanız, kabristanları sık sık ziyâretediniz. Ayıp ve kusurlarınıgördüğünüzarkadaşlarınızın, komşularınızın, sırlarını ifşâ etmeyiniz. Çünkügördüğünüz bu sırlar, size emânettir. Emânete hiyânet ise, çirkin birharekettir. Âlim ve velîlerinkabirlerini ziyâretediniz. Zîrâ o büyükler, kendilerini ziyâret edenlere şefâat ederler.

Hacı Bayram-ı Velîhazretleri, ÂşıkYûnus`la aynı asırda yaşamış ve onun söylediği gibi şiirlersöylemiştir. Tasavvuf yolunda nefsi tanımanın ve itâat altına almanınşart olduğunu bildiren Hacı Bayram-ı Velî hazretleri bu hususta şuşiiri söylemiştir:

Bilmek istersen seni,
Cân içinde ara cânı.
Geç cânından bul ânı,
Sen seni bil, senseni.Kim bildi ef`âlini,
Ol bildi sıfâtını,
Anda gördü zâtını,
Sen seni bil, senseni.Görünen sıfâtındır,
O`nu gören zâtındır,
Gayri ne hâcetindir,
Sen seni bil, senseni.Kim ki hayrete vardı,
Nûra müstagrak oldu,
Tevhîd-i zâtı buldu,
Sen seni bil, senseni.Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu,
Bulan ol kendi oldu,
Sen seni bil, senseni.








ALABİLİRSEN AL


Hacı Bayram-ı Velî`nin doğduğu Zülfadl(Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temizgenç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezikve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük birçekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî`nin türbesine getirdi. Türbeyiziyâret edip;

Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemiyapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıralraı emânetedecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çğekmeceyi zâtı âlinize emânetbırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem,istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz! diye münâcaat etti. Sonraçekmececyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.

Aradan yıllar geçti. Gencinaskerliğibitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî`ye geldi. Ziyâretiniyapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.Orada türbeyi bekleyen türbedâra; Bu çekmece benimdir. Askere gitmedenönce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum. dedi.

Türbedâr;
Tabi,alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerinideğiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bileoynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bilesürmedim.

Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî`yeteşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü.



Sultan Murad Han`a Nasihati



Hacı Bayram-ı Velî hazretleri Edirne`denayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:
Tebean içinde herkesinyerini tanı,ileri gelenlere ikrâmda bulun.İlim sâhiplerine hürmetet.
Yaşlılarasaygı, gençlere sevgi göster.
Halka yaklaşfâsıklardan uzaklaş,iyilerle düşüp kalk.
Hiç kimseyi küçümsemeve hafife alma.
İnsanlığındakusûr etme,
Sırrını hiç kimseyeaçma,
İyice yakınlık peydâetmedikçe,kimsenin arkadaşlığına güvenme.
Cimri ve alçakinsanlarla ahbablıkkurma.
Kötü olduğunu bildiğinhiçbir şeye ülfet etme.
Seninle başkalarıarasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı meselelergörüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, onaherkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya buşekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlüaçıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlüdüşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diyesorarlarsa, fakîhlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbıbenimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyibilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler.Seni ziyârete gelenlereilimden bir şeyöğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbiketsin. Onlara umûmî şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güvenver, ahbablık kur. Zîrâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlarayemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve îtibârlarınıiyi tanı ve kusurlarını görme.
Halka yumuşak muâmeleet, müsâmahagöster.
Hiçbir kimesye karşıbıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsingibi davran.

1) Şakâyık-ı Nu`mâniyye Tercümesi; s.77
2) Nefehât-ül-üns; s.684
3) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; (49. Baskı) s. 1080
4) Rehber Ansiklopedisi; c.7, s.7
5) Menâkıb-ı Hacı Bayram-ı Velî
6) Tâc-üt-Tevârih; c.2, s.428
7) Osmanlı Müellifleri; c.1, s.56
8) Menâkıb-ı Melâmiyye-i Şûttariyye; s. 5-7
9) Silsile-i Celvetî; s.75
10) Tıbyânü`l-Vesâil; c.1, s.174
11) Sefînetü`l-Evliyâ; c.2, s.256
12) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.12, s.39


Ana Sayfa




Yazdır




Muhammediyye kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3795)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2071)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2045)
BABA TÂHİR URYÂN (2000)
HACI DURSUN EFENDİ (1897)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1679)
ARAB BABA (1635)
MERKEZ EFENDİ (1566)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1565)
BEHRULLAH EFENDİ (1504)

En Son Okunanlar

SÛFÎ ALLAHYÂR (275)
HACI AHMED EFENDİ (392)
HACI ABDULLAH EFENDİ (340)
ATÂ BİN YESÂR (259)
ABDÜLA`LÂ KUREŞÎ (249)
HÂCEGÎ MUHAMMED İMKENEGÎ (243)
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ (354)
HÂCE OSMAN HÂRÛNÎ (278)
HÂCE MUHAMMED BİN EBÛ AHMEDEL-ÇEŞTÎ (315)
HÂCE MEVDÛD ÇEŞTÎ (288)

Rastgele

ABDÜLMECÎD ŞİRVÂNÎ (274)
ABDÜLMU`TÎ EFENDİ (366)
ABDULLAH BİN HUBEYK (246)
YÛSUF BİN HÜSEYİN RÂZÎ (368)
ZARÎFÎ HASAN EFENDİ (285)
ZEYNELÂBİDÎN MUHAMMED (324)
AHİ EVRAN (296)
TÂCÜDDÎN ZÂHİD-İ GEYLÂNÎ (248)
TÂVÛS BİN KEYSÂN (490)
ÜNSÎ HASAN EFENDİ (423)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012