Karadenizbölgesi velîlerinden. Trabzon`a bağlı Of ilçesinin Çalak köyünde 1883(H. 1300) senesinde doğdu. İlk tahsîlini köyünde ve Of`ta yaptıktansonra İstanbul`a gitti. İstanbul`da Dâr-ül-Hilâfet-il-AliyyeMedreselerinde ilim öğrendi.
Sahn-ı Seman Medresesini bitirdiktensonra 1918`de imtihanla Süleymâniye Medresesine girdi. Bu medreseden 17Nisan 1922`de mezun oldu. 1923`te dersiâm olan Dursun Efendi, Umûr-ıŞer`iyye ve Evkaf Vekâleti tarafından Trabzon ve havâlisi medreselermüfettişliğine tâyin edildi.
Memleketine döndüğü sırada milletinasırlardır görüp yaşadığı inanç ve akîdeler ayaklar altına alınıyordu.Bunun üzerine genç müderris Of eşrâfından bazı kimselerin de altınaimzâ koyduğu şu mektubu yazıp hükümete gönderdi:
Türklerin en husûsî emelleri vatanlarıile berâber dinlerinin de muhâfazasıdır. Türkler İslâmiyeti kabulettikten sonra, bütün ictimâî düşünceleri İslâmiyetle yoğrulmuştur. Oderece ki, Tük demek İslâmm demek olmuştur. Binâenaleyh Türkleriİslâmiyetten ayırmak imkânsızdır.
İstiklâl Harbinden önce milliyet vemevcûdiyetlerini kaybetmiş bir takım şahsiyetler memleketin birlilğini,ictimâî esaslarını bozacak cereyanlar meydana getirmeye çalışmışlardı.Büyük bir üzüntü ile görüyoruz ki, bu şahsiyetler bugün defaâliyetlerine hız vermektedirler.
Halkın dînî esaslarını ve millîananelerini oyuncak sayan bu adamlar, gürültü ile bütün Türk halkınımilliyetsiz, ananesiz, dinsiz insan kümesi yapmak kolay bir iş midirsanıyorlar?
Millî Hukûkumuz olan fıkhımızın millîahlâk ve ictimâiyâtımızın yerine Batının bozulmuş, kokuşmuş şeylerinigetirmek isteyen bu kör taklidcilerin sözlerini gazete sütunlarındagördükçe bunların Türk olduğuna bir türlü inanamıyoruz. Türkler nasılBatının fuhşa bulaşmış ahlâk ve ictimâiyâtını kabul eder?
Batının sanâyiini, iktisadiyâtınıalacağız, zirâat ve ticâretine rekâbet edeceğiz. Fakat hiç bir zamanvarlığımızı ahlâk anlayışımızı Batıya fedâ etmeyeceğiz.
Hacı Dursun Efendi bir süre sonravazifesinden ayrılarak Of ilçesinde kendi gayretleri ile talebeyetiştirmekle meşgul oldu. Karadeniz bölgesinde Çalekli Hacı DursunEfendi diye meşhur oldu. Bölgesinde Ehl-i sünnet îtikâdını yaymak içinbüyük bir gayretle çalıştı.
Ömrünün sonuna kadar Allahü teâlânın emirve ysaklarını insanlara öğretmeye çalışan Dursun Efendi, 1977 senesiŞubat ayının 27`sinde Çalek`te vefât etti. Kalabalık bir cemâat ilekılınan cenâze namazından sonra defnedildi. Hacı Dursun Efendinintesirleri o bölgede hâlâ devâm etmektedir.
1) Yürüyenler ve Sürünenler (Sâdık Albayrak-1979); s.184