Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

ABDÜLMECÎD ŞİRVÂNÎ (274)
ABDÜLMU`TÎ EFENDİ (366)
ABDULLAH BİN HUBEYK (246)
YÛSUF BİN HÜSEYİN RÂZÎ (368)
ZARÎFÎ HASAN EFENDİ (285)
ZEYNELÂBİDÎN MUHAMMED (324)
AHİ EVRAN (296)
TÂCÜDDÎN ZÂHİD-İ GEYLÂNÎ (248)
TÂVÛS BİN KEYSÂN (490)
ÜNSÎ HASAN EFENDİ (423)
VİŞNEZÂDE (316)
YÂR MUHAMMED KADÎM TALKÂNÎ (240)
MOLLA FENÂRÎ (420)
ŞEYH AHMED ŞEMSEDDÎN (292)
ŞEYH HÜSEYİN BASRETÎ (362)
ŞEYH MUSTAFA BİN EBÛ BEKR (460)
ŞİHÂBÜDDÎN AHMED SİVÂSÎ (381)
MERKEZ EFENDİ (1566)
MEVLÂNÂ HAMÎD-İ BİNGÂLÎ (296)
MEYÂN MÎR (255)
SEYYİD VELÂYET (259)
MİRZÂ HÜSÂMEDDÎN AHMED (296)
SOFYALI BÂLÎ EFENDİ (250)
SÜLEMÎ (264)
ŞÂH MUHAMMED ÇELEBİ (326)
ŞEMSEDDÎN ÎCÎ (275)
KUTBÜDDÎN İZNÎKÎ (779)
LÜTFULLAH ÜSKÜBÎ (338)
MAHMÛD SÂMİNÎ (327)
MANSÛR EL-BETÂİHÎ (259)
SÂKIB DEDE (308)
MEHMED EŞREF EFENDİ (331)
SEHL BİN ABDULLAH TÜSTERÎ (264)
CÂFER-İ HULDÎ (265)
SENÛSÎ (Muhammed bin Yûsuf) (260)
CÂFER-İ SÂDIK (290)
SEYYİD EMÎR HAMZA (300)
CÂKÎR EL-KÜRDÎ (303)
CELÂL TEHÂNİSERÎ (384)
CELÂLEDDÎN-İ HİNDÎ (Kutb-i Rabbânî, Kebîr-ül-Evliyâ) (240)


  

HACIM SULTAN





HACIM SULTAN kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

Anadolu`dayaşayan büyük velîlerden. İsmi Recep`tir. Soyu Peygamber efendimizedayandığı rivâyet edilir. Doğum ve vefât târihi belli değildir. Ondördüncü asırda yaşamıştır. Hacı Bektâş-ı Velî`nin yakınlarındandı.

Hacım Sultan, Bektaş-ı Velî ileAnadolu`ya, insanlara doğru yolu anlatmak için gönderildi. HacıBektaş-ı Velî ile Hacım Sultan, Kâbe`ye doğru yola çıktılar. Günlercesüren yolculuktan sonra Kâbe-i muazzamaya geldiler. Tavâftan sonra kırkgün Arafat Dağında riyâzet çekip, Allahü teâlâdan vazîfelerini yerinegetirebilmek için yardım istediler. Sonra Medîne`ye giderek Peygamberefendimizi ziyâret ettiler. Daha sonra Anadolu`ya gittiler. Anadolu`yageldiklerinde Hacı Bektaş-ı Velî, Hacım Sultan`ı Germiyan ilinegönderdi.

Hacım Sultan, Afyonkarahisar civârındabir köyde konakladı. O köyde bulunan Bağlu Baba isimli sâlih ve velîbir zâtla görüştü. Bu sırada köylüler gelip Hacım Sultan`a; Ey garip!Bizim sığırlarımızı, hayvanlarımızı güt. dediler. Hacım Sultan buisteklerini kabûl etmedi ise de, ısrarlara dayanamayıp; Mâdem çokistiyorsunuz, sığırlarınızı getirin. dedi. Köylü, sığırlarını toplayıpHacım Sultan`ın yanına getirdi. Sığırlar içerisinde bir büyük kara boğavardı. Hacım Sultan o boğaya; Ey kara boğa! Allahü teâlâ için sen busığırları akşama kadar güt! dedi. Kara boğa bu sözleri işitince gelip,Hacım Sultan`ın ayağına yüz sürdü. Sonra kalkıp, sığırları süse süseönüne katıp götürdü. Akşama kadar güttü. Akşam olunca sığırları evinegetirdi. Kara boğa sığırları bu şekilde güderken, Hacım Sultan ibâdetlemeşgûl oluyordu.Kara boğa, sığırları öyle güdüyordu ki, sığırlar hiçkimsenin ekinine zarar vermiyordu.

Köyde yaşlı bir kadının tek ineği vardı.Götürüp sığırların yanına güdülmesi için bıraktı. Bunu fark eden HacımSultan kadıncağıza; Vâlide! Allahü teâlânın emri ile bu ineği kurtyer. Sığıra salma. dedi. Kadın onun sözlerine kulak asmayıp, ineğinisığırların yanında otlamaya gönderdi. Sığırlar otlarken kadının ineğisığırlardan ayrıldı ve başka bir yere gitti. O sırada bir kurt ineğerastlayıp ineği yedi. Akşam olunca bütün sığırlar evlerine geldiğihalde, kadının ineği geri dönmedi. Çocukları bir müddet aradılar veineği bulamadılar, sonunda; O divâne bu ineği satmıştır. Yoksa bukadar aramadan sonra bulurduk. dediler. Hacım Sultan; Sizin ineğinizifalan yerde kurt yedi. deyince, kadının çocukları; Kâdıya gidelim.dediler. Hep birlikte kâdının huzûruna vardılar. İnekleri kaybolançocuklar kâdıya:

Efendim! Bu divâne bizim sığırlarımızıgüder. Fakat kendisi gitmez. Büyük bir kara boğa sürüyü güder. Bu isebir eve çekilip orada ibâdet ve riyâzetle meşgûl olur. Kendisine sorunineğimizi ne yaptı? dediler. Kâdı; Ey divâne! Bunların ineğini neyaptın. diye sordu.Hacım Sultan; Biz, bu ineği salma diye işinbaşında analarına söyledik, îkâz ettik. Allahü teâlânın emri ile buineği kurt yer, dedik. Sözümüze kulak asmayıp otlamaya gönderdi. Buyüzden ineklerini kurt yedi. dedi. Kâdı; İneği kurt yediğini neredenbilelim. Eğer gören varsa getir, şâhitlik etsinler. deyince, HacımSultan; Evet şâhitler vardır. Gidip getireyim. dedi ve getirmek içindışarı çıktı. İneğin kurt tarafından parçalandığı yerde kayalar vardı.Bir miktarını parçalayıp onlara; Gelin ineği kurt yediğine şâhitlikedin. dedi.

Taş parçaları Allahü teâlânın emri ileHacım Sultan ile birlikte kâdı huzûruna geldiler. Kâdı durumu görüncehayretler içinde kaldı. Taşlar Allahü teâlânın izni ile konuşup; İneğibizim yanımızda kurt yedi. Bu hususta şâhitlik ederiz. Eğerinanmazsanız adam gönderin, ineğin başını ve derisini getirsinler.Sizler de görün. dediler. Birkaç kişi, denilen yerden ineğin başını vederisini getirdi. İnsanlar durumu görüp hayrette kaldılar. Kâdı, HacımSultan`ın mübârek bir zât olduğunu anlayıp, özür diledi. Hacım Sultanorada bulunanlara hayır duâ etti. Bizim vazîfemiz vardır. Siz Allahüteâlâya emânet olun. diyerek o köyden ayrıldı. Bu sırada köy halkı;Efendim bu kadar zamandır bizim sığırlarımız ile ilgilendiniz. Sizehakkınızı verelim. dediler. Hacım Sultan; Benim hakkım beni bulur.dedi. Hacım Sultan yola çıkınca, kara boğa arkasına takıldı. Köy halkıkara boğanın önüne geçip gitmemesi için ne kadar uğraştılarsa da karşıçıkamadılar.

Hacım Sultan Afyonkarahisar`a varınca,bir süre burada kaldı. O sırada Karahisar Beyi Tokuz isimli birşahıstı. Karahisar halkı beyin yanına gidip; Falan kayanın yanında birderviş kırk gündür yemez içmez. Devamlı Allahü teâlâya ibâdet eder.Yanında da kara bir boğa var. diye anlattılar. Bey; Gelin yanınabirlikte gidelim. dedi. Huzûruna varınca, Hacım Sultan onlarla birmüddet konuşmadı. Sıcak bir gündü. Herkes çok susadı. Bey, Eğer bumübârek bir zât ise, bize su verir. Biz de içeriz. diye içindengeçirdi. Beyin bu düşüncesi Allahü teâlânın izni ile Hacım Sultan`amâlum oldu. Yâ Allah! deyip kalktı ve elini kayaya vurduğu gibi,kayadan berrak bir su çıktı. Bunun üzerine Tokuz Bey, af dileyip;Efendim, bizi bağışla. Duâ ve himmet eyle. Bizim şeyhimiz rehberimizol. Sana bir dergâh yapayım. Bâzı köyleri vakfedeyim. Dört-beş hizmetçivereyim. deyince, Hacım Sultan; Ey Bey! Allahü teâlânın emriyle hocambana; Senin makâmın Germiyan`da Susuz denilen yerdir. Git orada otur.buyurdu. Biz oraya gideriz. Bu pınarcık bizim yâdigârımız olsun. Şimdisiz kendi yerinize gidin. dedi.

Hacım Sultan daha sonra o pınardan abdestalıp, namaz kıldıktan sonra Sandıklı`ya doğru yola çıktı. O zamanlarSandıklı`da Hacı isimli sâlih bir zât vardı. Bir gece rüyâsındaPeygamber efendimizi gördü. Peygamber efendimiz ona; Ey Hacı! Bizimevlâdımızdan bir kişi vardır. İsmine Hacım derler. Var onunla yârenol. buyurdu. Derviş Hacı uyanıp, sabah namazını kıldıktan sonra HacımSultan`ı aramaya başladı. Yolda giderken kendi kendine; Aceb o zâtınasıl bulurum? diye düşünürken, bir zâtın zikretmekle meşgûl olduğunugördü. Yanında kara bir boğa vardı. Yanına gidip selâm verdi. HacımSultan selâmı alıp; Hoş geldin benim vefâlı yârenim Derviş Hacı.dedi. Derviş Hacı; Ey Efendim! Size kim derler? diye sordu. HacımSultan; Hacı Derviş, anamızın verdiği isim Recep`tir. Fakat hocalarımbize Hacım ismini verdiler. dedi. Derviş Hacı bunları duyunca, hemenHacım Sultan`ın ellerine kapandı ve yârenliğe kabûl etmesi içinyalvardı. Hacım Sultan bir müddet de Sandıklı`da kaldı.

Bir gün Hacım Sultan`ı o beldedenkovalamak isteyenler toplanıp; Ona söz fayda vermez. Onu dövelim.Evlerimizin yakınında onu yatırmıyalım. Birkaç adamı gönderip, onuoradan kovsun. dediler. Onların bu plânı Allahü teâlânın izni ileHacım Sultan`a mâlum oldu. Kader böyle imiş. Bize burada râhat olmaz.dedi.

Akşam yakındı. Hacım Sultan kalkıp abdestaldı. Akşam namazını kıldı. Sonra Yâsîn-i şerîf, Vâkıa, Enbiyâ, İhlâs,Fâtiha ve Bekara sûrelerini okuyup, Peygamber efendimizin mübârek rûh-ışerîfine, âline, eshâbına evliyânın rûhuna sevâbını bağışladı. Sonrayüz kere salevât, bin kere istiğfâr getirdi. Niyet eyledi: Buradakalmak uygun mudur? dedi. Bir mikdâr uyudu. RüyâsındaPeygamberefendimizi gördü ve mübârek elini öptü. Bu esnâda Peygamber efendimiz;Ey ciğerpârem Hacım! Senin yerin burası değil. Senin yerinSusuzdenilen yerdir. Allahü teâlânın emri ile var, orada yerleş. Hem bukavim sizi sevmedi. Sana kasdederler. Benim evlâdıma kasdedenler,kötülük düşünenler yarın kıyâmet gününde yüzleri kara olup, benimşefâatimden mahrum olurlar. buyurdu.

Hacım Sultan uyanınca, yanında bulunanDerviş Hacı`ya; Rüyâmda Peygamber efendimizi gördüm.Senin yerin Susuzdenilen yerdir. buyurdular. Yalnız senin yerin burasıdır. Sen buradakal. Ben oraya gideceğim. dedi. Derviş Hacı; Aman Sultanım! Bensenden nasıl ayrılırım? deyince, Hacım Sultan; Hayır bu, böyleolacak. Allahü teâlâya emânet ol. diyerek yola çıktı. Hacım Sultanaleyhine çalışan topluluk, onu öldürmek için geldiğinde, Hacım Sultan`ıyerinde bulamadı. Elleri boş döndüler. Sonra bunlar, Allahü teâlânıngazâbına uğrayarak bir hastalığa yakalandı ve birçoğu öldü.

Hacım Sultan Susuz`a vardıktan bir müddetsonra rüyâsındaPeygamber efendimizi gördü. Hacım SultanPeygamberefendimizin elini öptü. Peygamber efendimiz ona; Ey ciğerpârem Hacım!Senin makâmın burasıdır. Burada karar eyle. Senin ömrün burada geçer.Allahü teâlâdan râzı ol. O`na tevekkül eyle. buyurdu ve bâzınasîhatlarda bulundu. Hacım Sultan uykudan uyanınca, Allahü teâlâyaşükretti.

Hacım Sultan`ın ikâmet ettiği yerdeyörükler topluluğundan bozuk îtikâd sâhibi bir grup vardı. Bir günHacım Sultan`ın yanına gelerek; Sen kimsin? Nereden geldin? diyesordular. Hacım Sultan; Hicaz`dan gelirim. deyince; Öyleyse buradangit. Bizim yerimizde ne ararsın? dediler. Hacım Sultan; Buraya Allahüteâlânın izni, Peygamber efendimizin işâreti,AhmedYesevî ve HacıBektâş-ı Velî`nin duâsı ile geldim. Burası bizim makâmımız, yerimizoldu. buyurdu. Onlar ısrarla gitmesini, yoksa zarar vereceklerinisöylediler. Hacım Sultan oradan ayrılmayınca, zarar vermek istediler.Allahü teâlânın izni ile zarar veremediler. Hacım Sultan, Allahüteâlâya; Bunların şerrini benim üzerimden def eyle. diye duâ etti.Allahü teâlâ bu kabîleye bir hastalık verdi ve pek çok kimse öldü.Bunun üzerine kabîlenin ileri gelenleri Hacım Sultan`dan af dilediler.Hacım Sultan da; Allahü teâlâ üzerinizdeki belâ ve musîbeti defeylesin. diye duâ edince, kabîle hastalıktan kurtuldu.

Kısa zamanda Hacım Sultan`ın ismi hertarafa yayıldı. İnsanlar akın akın onun ziyâretine koştular. Sevenleribir araya gelip adına bir câmi yaptırdılar. Hacım Sultan, buradaibâdetle meşgûl olur, gelenlere nasîhat ederdi.

Horasan`da Burhan isminde zahid birderviş vardı. Peygamber efendimizin soyundan olanları çok severdi.Dâimâ; Yâ Rabbî! Bana bir evlâd-ı Resûlün eteğine yapışmamı nasîbeyle. diye duâ ederdi. Bir gece ibâdetlerini yapıp uyuduktan sonraşöyle bir rüyâ gördü: Rum diyârına gitmişti. Diyâr-ı Rum erenleri biryerde toplanmışlar, ibâdet ve sohbet ediyorlardı. O sırada bir dervişgeldi. Nurlu bir zât olup, görenin kalbine Allah sevgisi gelirdi. Buzât Hacım Sultandı ve Derviş Burhan`a; Hoş geldin benim yârenim DervişBurhan. İstiyorsan, Rum diyârında Germiyan iline gelip bizi bulasın.dedi.

Derviş Burhan uykudan uyanınca, kalbinisevgisinin doldurduğu zâtı aramak için yola çıktı. Germiyan ilinegeldiğinde, acaba o mübarek zatı nasıl bulurum, diye düşünürken kendikendine; Beni tâ Horasan`dan buraya çeken zât ayağına getirmez mi?dedi. Allahü teâlânın izni ile dolaşırken yolu Hacım Sultan`ınbulunduğu yere düştü. Bir tepenin üzerinde Hacım Sultan`ı gördü.Rüyâsında gördüğü zât olduğunu anladı ve hemen yanına gitti. Selâmınıalan Hacım Sultan; Hoş geldin Derviş Burhan! dedi.Derviş Burhan,Hacım Sultan`ın elini öperek talebeliğe kabûl etmesini ricâ etti.Talebeliğe kabûl edilen Derviş Burhan, uzun yıllar Hacım Sultan`ahizmet etti.

Hacım Sultan vefâtı yaklaşınca, yerineBurhan Efendiyi halîfe bıraktı. Susuz`da vefât eden Hacım Sultan,burada defnedildi. Kabri Afyon`un Sandıklı ilçesinde Susuz diye anılanyerdedir. Vefât târihi belli değildir.

EFENDİM BENİ AFFEYLE

Bir gün bâzı kimseler Hacım Sultan`ınyanına, oradan gitmesini, eğer gitmezse zarar vereceklerini söylemekiçin birisini gönderdiler. O şahıs geldiğinde, Hacım Sultan namazkılıyordu. Namazı kıldıktan sonra, o şahıs Hacım Sultan`ın yanınayaklaşınca, titremeye başladı. Kalbinde bu hal ile bir yumuşama meydanageldi. Yanına varıp selâm verdi. Hacım Sultan selâmını alıp; Ey yiğit!Söyle bakalım, seni gönderenler ne dediler, dinleyelim. buyurdu. Bununüzerine o yiğit ayağa kalkıp, Hacım Sultan`ın ellerine sarıldı;Efendim! affeyle. Bana bedduâ etme. dedi. Hacım Sultan; Allahü teâlâseni buraya gönderenlere de insâf versin. Ey yiğit! Evlâd-ı Resûl`etâbi ol, uy. Onları sevenlerden ol. Kimseyi gıybet etme. Çünkü Allahüteâlâ Kur`ân-ı kerîmde meâlen; Birbirinizi gıybet etmeyiniz! (Hucurâtsûresi: 12) buyurmaktadır. Şimdi git zikr ve Allahü teâlâyı anmaklameşgûl ol. buyurdu. O şahıs, geri dönünce, kendisini gönderenkimselerin arasına karışmadı. Vakitlerini ibâdet ve zikirle geçirdi.

1) Veleyatnâme-i Hacım Sultan (Ali Emîri, Millet Kütüphânesi, No:943)




Yazdır




HACIM SULTAN kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3795)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2071)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2045)
BABA TÂHİR URYÂN (2000)
HACI DURSUN EFENDİ (1897)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1679)
ARAB BABA (1635)
MERKEZ EFENDİ (1566)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1565)
BEHRULLAH EFENDİ (1504)

En Son Okunanlar

SÛFÎ ALLAHYÂR (275)
HACI AHMED EFENDİ (392)
HACI ABDULLAH EFENDİ (340)
ATÂ BİN YESÂR (259)
ABDÜLA`LÂ KUREŞÎ (249)
HÂCEGÎ MUHAMMED İMKENEGÎ (243)
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ (354)
HÂCE OSMAN HÂRÛNÎ (278)
HÂCE MUHAMMED BİN EBÛ AHMEDEL-ÇEŞTÎ (315)
HÂCE MEVDÛD ÇEŞTÎ (288)

Rastgele

BERDEÎ SULTAN (267)
ALİ GÂLİB VASFÎ EFENDİ (244)
MUHAMMED PÂRİSÂ (784)
NİZÂMEDDÎN EVLİYÂ (349)
SALTUK TÜRKÎ (264)
SÜLEYMÂN RÜŞDÎ EFENDİ (295)
ŞİBLÎ (300)
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ (335)
HALÎMÎ ÇELEBİ (261)
CİHANGİRLİ HASAN EFENDİ (290)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012