Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

İZMİRLİ OSMAN NÛRİ EFENDİ (358)
ABDÜLHAY CELVETÎ (308)
ZEYNELÂBİDÎN AYDERÛSÎ (289)
ALİ HAFIZ (318)
FAHR-ÜL-FÂRİSÎ (Muhammed bin İbrâhim Fârisî) (262)
ABDULLAH-I İSFEHÂNÎ (Kutbüddîn-i İsfehbezî) (267)
BEDÎ`UDDÎN SEHÂRENPÛRÎ (275)
HACI MUHAMMED SÂMÎ EFENDİ (370)
SULTAN VELED (282)
AHMED EZ-ZÂHİD (376)
ŞEYH ALÂEDDÎN RÛŞENÎ (344)
AHMED KİHTÛ (266)
EBÛ BEKR VÂSITÎ (283)
ŞÜSTERÎ (257)
YAHYÂ EFENDİ (532)
EBÜ`L-ABBÂS DÎNEVERÎ (236)
MUHAMMED ZUĞDÂN (280)
NEVEVÎ (258)
CEZÎRÎ (265)
RÛZBEHÂN BAKLÎ (245)
ABDÜLHAY EFENDİ (Öztoprak) (776)
SENÂULLAH-İ SEBNEHLÎ (246)
EBNÂSÎ (İbrâhim bin Mûsâ) (247)
KUTBÜDDÎN-İ BAHTİYÂR KÂKÎ (377)
AHISKALI ABDULLAH EFENDİ (341)
HÂDİMÎ (385)
MEYÂN MÎR (256)
ASLAN DEDE (Meczûb) (290)
MUHAMMED HÂNÎ (282)
BEYZÂDE MUSTAFA AHISKALI (382)
HÜSÂMEDDÎN PÂRİSÂ BELHÎ (263)
YÛSUF BAHRİ EFENDİ (314)
EBÜ`L-BEREKÂT EMEVÎ HAKKÂRÎ (472)
ALİ İSFEHÂNÎ (327)
FERELİ ŞEYH SİNAN EFENDİ (293)
BEHÂEDDÎN KIŞLAKÎ (235)
SEYYİD HASAN BERZENCÎ (732)
EBÛ ABDULLAH EL-MEHÂÎ (263)
ŞÂH-I A`LÂ (226)
AHMEDÜ BAMBA (403)


  

ABDÜLHAY EFENDİ (Öztoprak)





ABDÜLHAY EFENDİ (Öztoprak) kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

İstanbul`daBeşiktaş`tan Ortaköy`e giderken Çırağan sırtlarında bulunan YahyâEfendi dergâhının son şeyhi. İsmi Abdülhay olup, babası Fikri Efendi,dedesi Şerif Ali Efendidir. 1884 (H.1302) senesinde İstanbul`da doğdu.1961 (H.1381) senesinde İstanbul`da vefât etti. Kabri Yahyâ EfendiDergâhı mezarlığındadır.

Abdülhay Efendinin dedesi Şerîf AliEfendi Mekke`den kalkarak İstanbul`a geldi. Bir müddetAksaray`dakiOğlanlar Tekkesinin şeyhliğini yaptı. Sonradan Tosya`ya giderek Kâdirîtekkesi şeyhi İsmâil Rûmî hazretlerinin torunlarından biriyle evlendi.Tekrar Mekke`ye giderek orada yerleşti. Mekke`de Fikri adında bir oğluoldu. Fikri Efendi Mekke`den Mısır`a giderek oraya yerleşti. Askerlikmesleğine girip albaylığa kadar yükseldi. Gördüğü bir rüyâ üzerineMısır`dan İstanbul`a gelip Kaygusuz Baba dergâhına intisâb etti.Sultanahmed`deki bu dergâha uzun müddet kırba ile su taşıdığı içinkendisine Kırbacı Baba ismi takıldı. Bütün bu hizmetlerine rağmendergâhın şeyhi, kendisini talebeliğe kabûl etmedi. Fakat bir günşeyhin, bir köpeğe attığı artıklarını, köpekle birlikte yemeye teşebbüsetti. Bunun üzerine şeyh kendisini talebeliğe kabûl etti. Fikri adınıda Sürûrî Fikri şeklinde değiştirdi. Sürûrî Fikri Efendi bir müddet butekkede kaldıktan sonra Zeyrek yokuşu başındaki yanmış olan Ümmü GülsümCâmiini tâmir ettirdi. Mısır kuyumcularından birinin Zeynep Hanımadındaki kızıyla evlendi. Bu evliliktenAbdülhay Efendi dünyâya geldi.Üç aylıkken babası vefât eden Abdülhay Efendi, yetim kaldı. Annesioğlunu alıp Ümmü Gülsüm Câmiinin meşrûtasına yerleşti.

Küçük yaştan îtibâren ilim tahsîlinebaşlayan Abdülhay Efendi, annesinin gayretiyle hıfzını (Kur`ân-ı kerîmiezberlemeyi) tamamladı. Zamânın usûlüne göre ciddî bir medrese tahsiligördü. On sekiz yaşındayken babasının tâmir ettirdiği Ümmü GülsümCâmiine imâm oldu. Kendisi aslen Kâdirî, meşreben Nakşibendî idi. SonNakşî şeyhlerinden Gümüşhânevî Şeyhi İsmâil Necâtî Efendiden icâzetaldı. Bir ara Çiçekçi Câmi İmâm-Hatipliğini yaptı. Yahyâ Efendidergâhının şeyhliğini yürüttü. Bir taraftan da Baytar mektebindeayniyat muhâsipliği yaptı. Daha sonra buradan emekli oldu. SoyadıKânunundan sonra Öztoprak soyadını aldı. Zaman zaman sevenleriylesohbet edip onları irşâda çalıştı. 1961 (H.1381) senesinde İstanbul`davefât etti. Yahyâ Efendi dergâhı mezarlığına defnedildi.

Arapça ve Farsça bilen Abdülhay Efendi,fıkhî ve tasavvufî mevzûlarda geniş bilgiye sâhipti. Son derecemütevâzî, yumuşak huylu ve aşırı derece müttakî (haramlardan sakınan)birisi idi. Cömert ve misâfirperver olup, sofrasına bir fakiri almadanoturmazdı. Onun muhtelif vesîlelerle sevdiklerine ve yakınlarınayazdığı mektupları, Abdülhay Efendinin Mektupları adlı birrisalede toplanmıştır.

Sevdiklerinden birine yazdığı mektupta dabuyurdu ki:

Kemâl derecesine ulaşan insanların,yükseldikçe tevâzûu ve sûreten kendinden aşağı olanlara karşıdavranışlarındaki güzellik artar. Zannolunmasın ki, onun bu tevâzûukadrini ve kıymetini azaltır. Hayır belki daha fazla yükseltir. Allahiçin tevâzû edeni Allahü teâlâ yükseltir. hadîs-i şerîfi bunuifâde etmektedir. Dünyevî ve uhrevî, maddî ve mânevî mertebelereyükselen kimseler aslâ kendi kulluklarını unutmaz, Allah için, alçakgönüllü olur, Allahü teâlânın yarattıklarına sertlikten ve şiddettenkaçınırsa, her iki cihanda Allahü teâlâ onun derecesini yüceltir.Kibirli olmayı âdet edinenler ve asıl meyvesini unutanların ise,cenâb-ı Hak tarafından gönderilen hâdiselerle burnu kırılır. Bunlarterbiye ve imtihan kamçılarıyla zelîl olurlar. Hülâsa, benlik, kibir vebüyüklük taslamak insana yaraşmaz. Şeytan bu kadar ibâdeti ile kibir vebenliği yüzünden kovuldu ve lânetlendi. Âdem aleyhisselâm ise zelîlolan topraktan yaratıldığını unutmayarak; Ey Rabbimiz! Biz nefsimizezulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz ve rahmet etmezsen hüsranauğrayanlardan oluruz. diyerek, rahmet-i Hakk`a ilticâ etti. Busebepten yeryüzünde emânet-i ilâhiyyeyi yüklendi ve bütün yaratılmışlarüzerine mükerrem kılındı, derecesi yükseltildi. Binâenaleyh bütünkibirliler şeytanın oğullarıdır...

Hayır yapmanın önemini de şöyle bildirdi:

Umûma faydası olacak hayır bırakmak nehoştur. Hayat defteri kapanır fakat amel defteri, ondan menfaatgöründüğü müddetçe kapanmaz, hayır yazılır. Üç şey vardır ki, sâhibininhayırlı amel defterini kapatmaz. Umûma faydası dokunacak ilim, mârifet,sanat öğretmek. Bunun gibi umûma faydası dokunacak kuyu kazdırmak, sugetirtmek, hastahâne, köprü, yol ve bu gibi şeyleri yapıp bırakmak veyine kendisine hayır duâ edecek sâlih evlâd bırakmak. Öğrenenleröğrendikçe ve insanlar faydalandıkça, ilk sebeb olan zât ve hayırlıevlâdın nefsine ve diğer insanlara hayrı dokundukça mensûb olduğu anneve babası bundan dâimâ faydalanır, namları hayırla anılır. Fakat neçâre ki herkes buna muvaffak olamıyor. Cenâb-ı Hak cümlemizi kendilütfuyla hayra yakın ve muvaffak kılsın...

HELÂL LOKMA...

Abdülhay Efendinin oğluna nasîhatışöyledir:

Oğlum! Vücûdumuzu elimizden geldiği kadarhelâl lokma ile doyuralım ki, helâl lokma ile beslenen o vücûd Allah`aibâdette pek hafif ve latîf olarak rûha uysun. Haramlarla beslenenvücut, Allah`a ibâdete kalkmakta gevşeklik ve ağırlık gösterir. Bu hâlsonunda, esasen latîf olan rûha da tesir eder ve onu da kendi gibiağırlaştırıp karanlıklara boğar. İlâhî ufuklara çıkmaya kâbiliyetikalmaz ve nihayet ölür. Günahların büyükleri, küçüklerine ehemmiyetvermemekten başlar. Küçücükten komşu bahçelerinden birer ikişer meyvekoparmaya alışanlar, büyüdükleri zaman yaman hırsız kesilirler.

Evlâdım! Kendini gözet. Senin aslın pekneciptir, pek temizdir. Aslına benzemeyen dallar, asıllarının mazharoldukları maddî mânevî teveccüh ve olgunluklara kavuşamazlar. İslâmdîninin bütün emirleri insanların ahlâkını düzeltmek, bütün yasaklarıda, yine onların faydaları içindir.

Dicle nehri kıyısında yediği bir elmanınsâhibini bulup helâlleşmek için çeşitli külfetleri göze alması, İmâm-ıA`zam`ın babası Sabit bin Hürmüz`ün ahlâkının yüksekliğini gösterir.Onun bu temizliği kendisinden dünyânın dörtte birinin, mezhebine,ilmine bağlandığı İmâm-ı A`zam Ebû Hanîfe gibi bir zâtın vücûdagelmesine sebeb olmuştur. Hayırlı evlatların babaları da hayır veiftiharla anılır. Seni göreyim, haramlardan, hattâ mekrûhlardan kendinisakın. Ecdâdının asâletine, necâbetine (temizliğine) vâris olduğunu şupehrizkârlığınla isbat et. Bu şeref sana dünyada ve âhirette kâfidir.

1) Abdülhay Efendi`nin Mektupları(Sehâ Neşriyat)




Yazdır




ABDÜLHAY EFENDİ (Öztoprak) kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3803)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2074)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2046)
BABA TÂHİR URYÂN (2002)
HACI DURSUN EFENDİ (1902)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1680)
ARAB BABA (1638)
MERKEZ EFENDİ (1567)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1566)
BEHRULLAH EFENDİ (1507)

En Son Okunanlar

MUHAMMED KADRİ HAZÎN (288)
ABDÜLHAY CELVETÎ (308)
AHMED KUSEYRÎ (368)
MUHAMMED BİN KA’B EL-KURAZÎ (382)
MUHAMMED İSMÂİL (287)
MUHAMMED İHSÂN (361)
MUHAMMED HUCCETULLAH (291)
MUHAMMED HAZÎN (318)
MUHAMMED HÂŞİM-İ KEŞMÎ (255)
ATÂ BİN MEYSERE EL-HORASÂNÎ (291)

Rastgele

ŞEYH KUTBÜDDÎN MÜNEVVER (275)
EBÛ ABDULLAH-I TURUĞBÂDÎ (250)
KÂSIM ÇELEBİ (313)
FEYZULLAH EFENDİ (404)
SARI ABDULLAH EFENDİ (404)
MUHAMMED UBEYDULLAH SERHENDÎ (302)
ATÂ SÜLEYMÎ (245)
EBÛ AMR EZ-ZÜCÂCÎ (281)
LÜTFULLAH EFENDİ (El-Evvel) (394)
GÖZÜKIZIL MEHMED BABA (481)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012