Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

ABDURRAHMÂN ARVÂSÎ (447)
FETHULLAH-I VERKÂNİSÎ (279)
EBÜ`L-HÜSEYİN NÛRÎ (252)
EBÛ MUHAMMED TALHÂ BİN ÎSÂ (261)
YÛSUF BİN ABDÜRRAHÎM AKSÛRÎ (227)
NEVEVÎ (258)
EBÛ BEKR BİN ABDURRAHMÂN SEKKÂF (276)
ŞEYH MUSTAFA BİN EBÛ BEKR (460)
MUHAMMED KADRİ HAZÎN (288)
DELİ BİRÂDER (Muhammed bin Durmuş) (273)
SİNÂN EFENDİ (320)
MÂLİK BİN DÎNÂR (256)
HÜSÂMEDDÎN MÜLTÂNÎ (277)
CELÂLZÂDE SÂLİH ÇELEBİ (268)
ZÜHRÎ (311)
RECEP ENİS DEDE (345)
HÂFIZ SA`DULLAH (265)
BERK (239)
TERZİ BABA (664)
MUHYİDDÎN-İ İSKİLİBÎ (273)
AHMED FEYZÎ EFENDİ (275)
ŞÂKİR HAMEVÎ (263)
MOLLA FENÂRÎ (420)
SELEME BİN DÎNÂR (420)
İZMİRLİ OSMAN NÛRİ EFENDİ (358)
AHNEF BİN KAYS (240)
ABDÜLVEHHÂB BİN İBRÂHİM (267)
BABA YÛSUF SİVRİHİSÂRÎ (333)
AMR BİN UTBE (338)
ALİ HAVÂS BERLİSÎ (263)
HOCA SÂDEDDÎN EFENDİ (555)
HACI TORUN EFENDİ (385)
ABDULLAH BİN HUBEYK (246)
BEKRÎ (Ebü`l-Mekârim) (217)
TÂHİR-İ LÂHORÎ (277)
FERÎDÜDDÎN-İ ATTÂR (468)
ŞÂH KUBÂD ŞİRVÂNÎ (261)
MİDYEN BİN AHMED EL-EŞMÛNÎ (256)
EBÜ`L-HASAN-I HARKÂNÎ (389)
SÂLİH SIBKÎ (382)


  

MUSTAFA ÂKİF EFENDİ





MUSTAFA ÂKİF EFENDİ kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

Onsekizinci yüzyılda Anadolu`da yetişen ilim ve gönül ehlinden. İsmi,Mustafa bin Ebû Muhammed Bayram Efendi el-Merzifonî`dir. 1686 (H.1098)senesinde Amasya`da doğdu. 1760 (H.1173) senesinde Amasya`da vefâtetti. Kabri, Amasya`da surların dışındaki kabristanın kıbletarafındadır.

İlim ehli asîl bir âileye mensûb olanMustafa Âkif Efendi, küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Zamânınınileri gelen âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. ŞeyhMuhammed Amâsî`nin babası Abdullah Efendi ile Kazâbâdî ve Remzîel-Kayserî ilim tahsîl ettiği âlimlerin başında gelirler. Tahsil içinzamânın çeşitli ilim merkezlerini gezdi. Kâhire`ye giderek, Arabîilimler ile hadîs ilmini tahsîl etti. Burada özellikle Sahîh-iBuhârî, Sahîh-i Müslim ve diğer sahîh hadîs-i şerîf kitaplarınıokudu. Ebü`l-İzz el-Acemî ona hadîs-i şerîf okutmakla ilgili icâzetverdi.

Üç defâ hacca giden Mustafa Âkif Efendi,hac esnâsında çeşitli İslâm memleketlerinden gelen âlim ve velîlerlegörüşüp, onların meclis ve sohbetlerinde bulundu. Aklî ve naklîilimlerde derin âlim olduktan sonra memleketi olan Amasya`ya döndü.Sultan Bâyezîd Medresesine müderris tâyin edilip ders okuttu ve talebeyetiştirdi. Daha sonra uzun müddet Amasya Müftisi olarak vazîfe yaptı.Gerek müderisliği, gerek müftîliği sırasında insanlara İslâm dînininemir ve yasaklarını anlatıp onların iki cihân saâdetine kavuşmalarınavesîle oldu.

Yaşlanınca müftîlikten ayrıldı. İlme vemüslümanlara hizmeti sebebiyle, Şeyhülislâm Mustafa Efendi kendisine,Süleymâniye müderrisliği pâyesini gönderdi. Ömrünün sonunda insanlardanuzak bir hayat yaşamayı tercih eden Mustafa Âkif Efendi, ilim veibâdetle meşgûl oldu. Tasavvuf yoluna girip bu yolda ilerledi. Ondamânevî haller ve kerâmetler görüldü. İnsanlar ona, gördükleri bu hallersebebiyle deli ve mecnûn gözüyle bakmaya başladılar. Gece ve gündüzünüilme ve ibâdete veren Mustafa Âkif Efendi, ilmî mütâlaalar vearaştırmalarda bulundu. Gece sabaha kadar lambası hiç sönmeyen bu âlimzât, gözlerinin bozulmaması için çalıştığı odaya birçok lamba koyardı.

Tıb, astronomi ve matematik ilimlerindemahâret sâhibiydi. Tıb ilminin gereklerine dikkat ederdi. Talebelerininve sevdiklerinin hastalıklarına çeşitli ilaçlar yaparak tatbik ederdi.Bunun için evinin üstünde bir oda yaptırmıştı. Burada oturur, bedenensıhhatli olmak için oraya hızlı iner çıkardı. Bahçede gidip gelerekhareketli olmaya çalışırdı. Bu bahçede talebelere ders okuturdu.Yanında çok sayıda talebe bulunmasını istemezdi. Eğer talebelere dersvermesi gerekirse dört veya beş talebeye ders verirdi. Bir kişi fazlaolsa, onu kabûl etmezdi. Eğer azıcık müsâde etse etrâfını talebesarardı.

Mustafa Âkif Efendi ulemâ sınıfındanolmasına rağmen belli bir kıyâfet giyinmezdi. Bâzan ulemâya âit elbisegiydiği gibi bâzan da mevlevî dervişlerine âit elbise giyerdi. Câmiyegiderken vakar ve ağır başlılıkla giderdi.

Kendisi cömert olup, ikrâm ve ihsânsâhibi idi. Ziyâfet hazırlar, memleketin ileri gelenlerinden vâli, kâdıile ulemâdan birçoklarını ve halkın ileri gelenlerini dâvet ederdi.Şehrin vâlisi Cumâ günleri onu ziyâret ederdi. Vâliyi saygı ilekarşılar ona izzet ve ikrâmda bulunurdu. Vâli ile müsâfeha ettiktensonra; Siz sultanın vekillerisiniz. Size itâat ve saygı gerekir.derdi. Kendisi fakir olmasına rağmen Allahü teâlânın ihsân vebereketiyle fakirlere bol tasaddukta bulunurdu. Câmiye giderken boynunabeyaz bir kese asar, kesenin içine altın ve gümüş paralar doldururdu.Onun cömert ve ihsân sâhibi olduğunu bilen fakirler, yolu üzerine sıraolurlardı.Kesede bulunan paraları fakirlere ve ihtiyaç sâhiplerinealtın veya gümüş fark ettirmeden dağıtırdı. Bâzan da kesedeki parabitinceye kadar avuç dolusu verirdi. Bâzan fakirler onun üzerinefazlaca yüklenmek isteyince, keseyi bırakarak hızlıca evine giderdi.Sonra fakirler kesesini evine getirirlerdi. Malı ve geliri olmamasınarağmen bu âdetini hemen hemen her gün devâm ettirirdi. İnsanlar onun buhâline şaşarlardı. Halbuki Allahü teâlâ pekçok velîsine olduğu gibi,Mustafa Âkif Efendiye de kerâmet olarak bu malları ihsân etmişti.

Mustafa Âkif Efendi, pekçok ilmîaraştırmaları olan bir zâttı. Amasya kütüphânelerindeki kitaplarıaraştırmıştı. Okuduğu ve incelediği kitaplara rakamlar şerhler koyar,fihristlerini çıkarırdı. Çok kere kırmızı mürekkeple ve ta`lik hattıylayazardı. Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler söyler, nesirler yazardı. Üçlisanda da şiir kâbiliyeti vardı. Tıp ilminde de geniş bilgi sâhibiydi.Hey`et, astronomi ve hendese, geometri ilimlerinin teorik ve pratikkısımlarında ihtisas sâhibiydi. Aklî ve naklî ilimlerin usûl ve fürûkısımlarında yüksek âlimdi. Hattâ onun; Üç yüz senedir usûl-i fıkıhtabenim gibi birisi gelmedi. dediği rivâyet olunur. EdebiyâttaAnadolu`daki Arapça dîvânlar onun şiirinin kaynağıydı. Arapça Kasîde-iMîmiyyesi ve Kasîde-i Ayniyyesi vardı.

İlmiyle âmil, fazîlet sâhibi bir velîidi. Tefsîr, hadîs, usûl-i fıkıh ve fıkıh ilimlerinde zamânınınmürâcaat kaynağı olan Mustafa Âkif Efendi, 1760 (H.1173) senesi Recebayının yirmi birinci Pazar günü güneş doğmadan önce Amasya`da vefâtetti. Amasya surunun dışında, Musallâ yolundaki kabristanın kıbletarafında defnedildi.

1) Kitâbü`l-Mecmû fil-Meşhûdvel-Mesmû; s.40-43

Ana Sayfa




Yazdır




MUSTAFA ÂKİF EFENDİ kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3803)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2074)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2046)
BABA TÂHİR URYÂN (2002)
HACI DURSUN EFENDİ (1902)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1680)
ARAB BABA (1639)
MERKEZ EFENDİ (1568)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1566)
BEHRULLAH EFENDİ (1507)

En Son Okunanlar

ABDÜLVEHHÂB BUHÂRÎ (256)
MUHAMMED PÂRİSÂ (786)
AHMED ES-SENÛSÎ (274)
MÛSÂ BİN MÂHÎN MARDÎNÎ (490)
ŞA’BÂN-I VELÎ (376)
MÛSÂ KÂZIM (308)
MURÂD-I MÜNZÂVÎ (309)
MUÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ (229)
MUÎDZÂDE (Molla Muhammed bin Abdülazîz) (254)
MUHYİDDÎN MUHAMMED (276)

Rastgele

AYDERÛSÎ (Abdülkâdir bin Şeyh) (246)
MUSTAFA BİN SÜLEYMÂN (243)
SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3803)
EBÜ`L-ABBÂS EL-BASÎR (254)
ZİYÂEDDÎN BERNÎ (245)
BEŞİR AĞA (279)
İMÂM-I A`ZAM EBÛ HANÎFE (222)
MUHİBBULLAH-I MANKPÛRÎ (265)
ABDURRAHMÂN NESÎB EFENDİ (339)
EBÛ SAÎD KAYLAVÎ (256)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012