Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle

    Sitemizde 1211 evliya ve veli hakkında bilgi bulunmaktadır

A Â B C Ç D E F G H İ K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Sponsor Bağlantılar


Rastgele

SÂLİM BİN ABDULLAH (254)
KIBRISLI İBRÂHİM SIDKI EFENDİ (367)
AHMED YESEVÎ (350)
MUHAMMED EMÎN EFENDİ (416)
ABDÜLEHAD SERHENDÎ (534)
EBÜ`L-HASAN KÛSÎ (260)
ŞERÂFEDDÎN EBÛ ALİ KALENDER (396)
DÂVÛD-İ İSKENDERÎ (250)
FETHULLAH EFENDİ (276)
ÜSTÂD-ÜL-A`ZAM (260)
EBÛ AHMED EBDÂL ÇEŞTÎ (279)
NERKİSECÂRÎ (265)
BEHÂEDDÎNZÂDE (Muhyiddîn Muhammed bin Behâeddîn) (281)
HÂFIZ SA`DULLAH (265)
EBÛ İSHÂK-I ŞÎRÂZÎ (291)
SELÎM KIRÎMÎ (405)
CÂFER-İ SÂDIK BİN ALİ AYDERÛSÎ (284)
LÜTFULLAH EFENDİ (El-Evvel) (394)
ALİ ŞEVNÎ (253)
MUHAMMED HÂŞİM-İ KEŞMÎ (255)
ŞEYH ALİ BEHÇET EFENDİ (435)
MUHAMMED KUMUL EFENDİ (403)
ALEVÎ BİN MUHAMMED (334)
ABDÜLKÂDİR DEŞTÛTÎ (282)
VİŞNEZÂDE (316)
NÛREDDÎN EFENDİ (255)
AYDERÛSÎ (Abdülkâdir bin Şeyh) (246)
AHMED BİN ABDURRAHMÂN ES-SEKKÂF (271)
HOCA SÂDEDDÎN EFENDİ (555)
AHMED SAÎD-İ FÂRÛKÎ (270)
SEYFEDDÎN HALVETÎ (272)
HARPUTLU HACI ÖMER EFENDİ (723)
MÂLİK BİN ENES (259)
EMÎR AHMED-İ BUHÂRÎ (247)
ABDURRAHMÂN NESÎB EFENDİ (339)
ŞEYH İBNİ HATÎB (254)
DEMİR HOCA (744)
MUHAMMED REŞÎD (332)
GEYİKLİ BABA (577)
YÂKÛT-İ ARŞÎ (255)


  

REBÎ BİN HAYSEM





REBÎ BİN HAYSEM kabir adresi konusunda bilginiz varsa lütfen aşağıdaki bölüme, açık adres, adres tarifi ve ulaşım imkânları ile ilgil bilgileri yazın.

Tâbiîn devrinde Kûfe’de yetişen büyükâlim ve velîlerden. İsmî, Rebî bin Haysem bin Âiz’dir. “Ebû Yezîd”künyesi ile meşhur olmuştur. Kûfeli olduğu için, “el-Kûfî”denilmektedir. Doğum târihi, kaynaklarda bildirilmemektedir. Emevîhalîfelerinden Yezîd bin Muâviye’nin halîfeliği sırasında Tûs şehrindevefât etmiştir. Vefât târihinin 687 (H.68) senesi olduğuzikredilmektedir. Mısır`da “Câmî’ul-Âtıka” mescidinde imamlık yapardı.

Hadîs ilminde yüksek bir âlimdir. Mürselolarak Resûlullah efendimizden hadîs rivâyet etmiştir. Eshâb-ı kirâmınbir çoğu ile görüşmüş, onlardan ilim alıp hadîs-i şerîf rivâyetindebulunmuştur. Abdullah ibni Mes’ud, Ebû Eyyûb el-Ensârî, Amr bin Meymûnel-Evdî, Abdurrahman bin Ebî Leylâ ve birçok Eshâb-ı kirâm’dan rivâyetivardır. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud,Tirmizî, Nesâî ve İbn-i Mâce’de bulunmaktadır.

Kendisinden de oğlu Abdullah, Münzîres-Sevrî, eş-Şa’bî, Hilâl bin Yesâf, İbrâhim Nehâî, Bekir bin Mâ’ız vedaha pek çok âlim hadîs-i şerîf rivâyetinde bulunmuştur.

Onun hadîs ilmindeki üstünlüğünü, sika,güvenilir ve sağlam bir râvi olduğunu birçok âlim haber vermiştir.Bunlardan Amr bin Mürre diyor ki: “Onun rivâyet ettiği hadîs-i şerîfsahihtir, doğrudur. Ebû Vaîl’e denildi ki; “Rebî ile aranızda ne farkvardır?” O da; “Ben, ondan yaş bakımından büyüğüm. O da, benden akıl veilim bakımından büyüktür.” dedi. İshak bin Mansûr; “Onun bir benzerinibilmiyorum” dedi. İbn-i Hibbân, es-Sikât’ında: “Onun zühd veibâdetindeki haberler pek meşhurdur” demektedir.

Zühd ve verâsını öven haberler çoktur.Senelerce yatsının abdesti ile sabah namazı kılmıştır. Yatsı namazındansonra konuşmazdı. Yirmi sene dünyâ kelâmı konuşmamıştır. Yanında kâğıtkalem bulundurup, gündüzleri konuştuklarını yazar, akşam oluncamuhâsebesini yapardı. İçerisinde dünyâ kelâmı olup olmadığınıaraştırırdı.

Rebî bin Haysem kimseye bedduâ etmezdi.O, her şeyi Rabbinden bilir, O’ndan gelene sabr eder, tevekkülünübozmazdı. Bir gün namaz kılarken, yirmi bin dirhem değerindeki atınınçalındığını gördü. Fakat ne namazı bozdu, ne de üzüldü. Yanındabulunanlar: “Nasıl oldu bu iş, yazık oldu atına!” diye kendisiniteselli ediyorlardı. O ise; “Atın yularını çözerken çalan adamıgörmüştüm” dedi. Onların; “O halde niçin mâni olmadınız?” demeleriüzerine; “Atımdan daha sevimli olan bir şey ile, yâni namaz kılmaklameşguldüm. Onu kaçıramazdım.” dedi. Adamlar hırsıza bedduâ etmeyebaşlayınca, Rebî; “Hayır, bedduâ etmeyin. Ben atımı ona hediye ettim.Sadakam olsun” dedi.

Rebî bin Haysem, gözünü haramlardan oderece korur ve etrafına bakınmazdı ki, bazıları onu körzannetmişlerdir. Yirmi sene Abdullah ibni Mes’ud ile berâber bulundu.Hatta İbn-i Mes’ud’un câriyesi onu görünce; “Âmâ dostun geliyor” derdi.İbn-i Mes’ud da onun bu sözüne gülerdi. Çünkü onu içeri almak içinkapıyı açtığı zaman gözlerini kapamış ve başını yere eğmiş görürdü.İbn-i Mes’ud ona bakınca; Hac sûresinin “Tevâzu ile yalvaranlarımüjdele!” meâlindeki 34. âyetini okur. “Vallahi Peygamberefendimiz seni görseydi sevinirdi” buyururdu.

Kimseyle münakaşa etmez, kimseye kötüsöylemezdi. Bir gün kendisine biri kötü sözler söyleyince, ona;“Söylediklerini Allahü teâlâ duyuyor. Şâyet ben, Cennet ile aramdakigüçlükleri aşıp Cennet’e girersem, senin sözlerinin bana zararı yoktur.Sırat köprüsünden geçemezsem, anlarım ki; söylediklerinden de kötü birinsanım” buyurdu.

Rebî bin Haysem’e “Nasıl sabahladın?”diye sorulduğunda, “Zayıf ve günahkâr olduğumuz halde sabahladık.Rızkımızı yiyor ve ecelimizi bekliyoruz” derdi.

Rebî bin Haysem, Allahü teâlânın verdiğinîmetlerin şükrünü îfâ edebilmek ve ömür sermâyesini kullanarak âhiretiçin dünyâdan azık toplamak lâzım olduğunu bilir ve bu yollardan,Rabbini tanıyıp ona kavuşmaya çalışırdı. Hatta evinde bir mezar kazdı.O mezarda yatar uyurdu ve Mü’minûn sûresinin “Ey Rabbim! Benidünyâya gönder de, iyi amelde bulunayım” meâlindeki 99. âyetiniokur, sonra kalkar ve kendi kendine; “Ey Rebî! İstediğin reddedilipgeri dönemeyeceğin gün gelmeden, fırsatı ganîmet bilerek Rabbine ibâdeteyle” derdi.

Hikmetli sözleri çoktur. Kalblere tesireden sözlerinden bâzıları şunlardır:

“Bir âlim, nasıl olur da ilmine riyâ,gösteriş karıştırabilir? Çünkü o, Allah’ın rızâsı olmaksızın eldeedilen ilmin, başından bozuk olduğunu bilir. O halde bozuk, bâtıl olanbir şeyle insanlara nasıl gösterişte bulunabilir?”

“İnsan ölüm zamanından önce nasılyaşarsa, rûhunu o hâl üzere teslim eder. Ben mala, paraya karşı çokihtirâslı ve insanları çok çekiştiren bir adamı hastalandığında ziyâretetmiştim. Son anlarını yaşıyordu. Yanında otururken, onun duyup okumasıiçin “Lâ ilâhe illallah” kelime-i tevhîdini okuyordum. O ise,her defasında para saymakla meşgul oluyordu.”

“Bâzan kendi kendine şöyle derdi: “EyRebî! Dağlar ve yeryüzü müthiş bir sarsıntı ile sarsılıp parça parçadağılarak kıyâmet koptuğu zaman, senin hâlin nice olur?”

“Dünyâ ehlinden bir kimsenin hüznü,müslümanın hüznünden daha fazla olamaz. Çünkü mümin, hayatta lâzımolacak nafakasını kazanmak hususunda, dünyâ ehlinin çektiği hüzün vemeşakkatlara katlanmaktadır. Bir de onun, dünyâ ehlinden fazla olarakâhiretini kazanmak hüzün ve kederi vardır.”

Bir arkadaşına yazdığı bir mektubundaşöyle diyordu: “Ey kardeşim! Kendine nasihat eden yine kendin olsun.Bir noksanın olduğu zaman, kardeşlerinin seni uyarmalarını bekleme! Bugüzel haslet, artık kendisine vedâ edilen bir şey oldu. Vesselâm.”

“Bir kimsenin, dîninde sağlam bir bilgisiolmadan, müslümanlardan uzakta kalması hiç doğru değildir. Dînîbilgileri öğren sonra uzlet et!”

“İnsanın beklediklerinde, ölümden dahahayırlısı yoktur.”

“Bir mezarlığa uğrayıp da, oradakilereduâ etmeyen ve kendini düşünmeyen kimse, hem kendine, hem dekabirdekilere ihânet etmiş sayılır.”

“Bütün namazlarımda, okuduğumdan başkabir şey düşünmem!”

“İnsanlar iki sınıftır: Bir kısmımümindir. Ona eziyet etme! Bir kısmı da câhildir. Onu hiç karşına alma!”

ALLAH’TANBÖYLE KORKULUR

Bir gün Rebî bin Haysem İbn-i Mes`ud iledemirciler çarşısına gitti. Orada körüklerin üfürülüp ateşlerinalevlendiğini görünce, Cehennem ateşini hatırlayarak düşüp bayıldı.İbn-i Mes`ud, namaz vaktine kadar başı ucunda beklediyse de,ayılmadığını görünce, onu arkasına alarak evine getirdi ve tam 24 saatbaygın kaldı. Bu sebepten beş vakit namazını kılamadı. Başındanayrılmayan İbn-i Mes’ud; “İşte Allah’tan böyle korkulur!” demiştir.

1) Tezkiret-ül-Huffâz; c.1, s.57
2) Tehzîb-üt-Tehzîb; c.3, s.242
3) Tabakât-ül-Kübrâ; c.1, s.28
4) Eshâb-ı Kirâm; (8. Baskı) s.85, 389
5) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye, (49. Baskı); s.1135
6) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.2, s.11




Yazdır




REBÎ BİN HAYSEM kabir adresi ile ilgili bilgileri
aşağıdaki bölüme yazıp siteye ekleyebilirsiniz.


Bu sayfayı arkadaşına gönder.
e-Posta Adresin
Arkadaşının e-Posta Adresi


Sponsor Bağlantılar


En Çok Okunanlar

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (3803)
AHMED AMİŞ EFENDİ (2074)
SEYYİD AHMED-İ KEBÎR ER-RUFÂÎ (2046)
BABA TÂHİR URYÂN (2002)
HACI DURSUN EFENDİ (1902)
EVHADÜDDÎN KİRMÂNÎ (1680)
ARAB BABA (1639)
MERKEZ EFENDİ (1568)
ESKİCİ MEHMED DEDE (1566)
BEHRULLAH EFENDİ (1507)

En Son Okunanlar

PÎR EMİR SULTAN (894)
ABDÜLKERÎM KÂDİRÎ (378)
PÎR ALİ EFENDİ (Ali bin Nasûh) (387)
PÎR ALİ AKSARÂYÎ (769)
MUHAMMED KUTUB (305)
PÎR AHMED ERZİNCÂNÎ (354)
ÖMER ZİYÂEDDÎN TAVÎLÎ (325)
ÖMER ZİYÂEDDÎN DAĞISTÂNÎ (247)
ÖMER BİN ZER (263)
ABDULLAH İBNİ VEHB (292)

Rastgele

SÂLİM BİN ABDULLAH (254)
KIBRISLI İBRÂHİM SIDKI EFENDİ (367)
AHMED YESEVÎ (350)
MUHAMMED EMÎN EFENDİ (416)
ABDÜLEHAD SERHENDÎ (534)
EBÜ`L-HASAN KÛSÎ (260)
ŞERÂFEDDÎN EBÛ ALİ KALENDER (396)
DÂVÛD-İ İSKENDERÎ (250)
FETHULLAH EFENDİ (276)
ÜSTÂD-ÜL-A`ZAM (260)

En Çok Oylananlar

MERKEZ EFENDİ (5,0)
HACI DURSUN EFENDİ (4,0)
ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ (2,0)


Evliyaullah.net oluşturulurken İhlas Evliyalar Ansiklopedisi'nden de faydalanılmıştır.
Evliyaullah.net'teki hatalı olduğunu düşündüğünüz ya da yayınlanmasını istediğiniz bilgiler varsa, lütfen iletişim sayfamızdan bizimle temas kurunuz.

banasiteyap.net Evliyaullah.net © 2008 - 2012