Diyarbakırvelîlerinden. SarıSaltuk evlâdından olup ismi, Sâdık Ali`dir.Diyarbakır`da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1553 (H.961)târihinde Diyarbakır`da vefât etti. Rum Kapısı adı verilen yerde mescidyakınına defnedildi. Yaşadığı devir, Kanûnî Sultan Süleymân Handevriydi.
Sâdık Ali Efendi, Diyarbakır`da yetişti.Babası Diyarbakır eşrâfından zengin bir zât olup ticâretle uğraşırdı.Çok mal ve mülk sâhibi idiler.
Bir gün Sâdık Efendi babasının dükkanındaçalışırken Pîr İbrâhim Gülşenî hazretleri o şehre gelmiş vedükkanlarının önünden geçmekte idiler. İbrâhim Gülşenî hazretleri SâdıkAli Efendiye bir nazar ettiler. Bu bakışın tesiriyle Sâdık Ali Efendikendinden geçip, cezbe hâline girdi ve gönlüne Allahü teâlânın aşkıdoldu. Bunun üzerine hemenKaraMescid denilen yere Pîr hazretlerininsohbetine koştu ve talebeleri arasına girdi.
Sâdık Ali Efendinin, Pîr İbrâhim Gülşenîhazretlerinin talebesi olma haberini babasına götürdüklerinde,şükredip; Elhamdülillah. Oğlum yaramazlar yoluna gitmemiş, hayırlılaryoluna giderek iyi etmiş. diyerek çok sevindi. Sonra bâzı hediyelerlePîr İbrâhim Gülşenî hazretlerinin ziyâretine koştu.Sevgi vehürmetlerini arzederek kendisi de onu sevenler arasına girdi.
Sâdık Ali Efendinin babası sonradan bütünmal ve mülkünü vakfedip hayırlı işlere sarf etti ve dergâhlar inşâetti.Mânevî olgunluğa ve yüksekliklere kavuşmuş olan oğluSâdık AliEfendi hocası İbrâhim Gülşenî hazretlerinden icâzet, diploma aldı.
Sâdık Ali Efendi babasının vefâtındansonra hocası İbrâhim Gülşenî hazretlerini görmek arzusuylaMısır`agitmek üzere yola çıktı. Urfa`ya gelince hocasının İstanbul`a gittiğinihaber alınca o da İstanbul`a geldi. Allahü teâlânın hikmeti, Ali Efendive hocası Gülşenî hazretleri aynı günde aynı yere gelip karşılaştılar.Bu sırada İbrâhim Gülşenî hazretleri ona; Âferin Ali. Sen sâdıkimişsin. buyurup, onun bağlılığını takdir etti. O zamandan sonraAliEfendi, Sâdık Ali Efendi diye çağrıldı.
Bu yolculuğunu Sâdık Ali Efendi şöyleanlatır: Mısır`a gitmeyi arzu etmiştik. Lâkin bir gece hocam İbrâhimGülşenî hazretlerini rüyâda gördüm. Bana; İstanbul`a gel bizi oradabulursun. diye tenbih ettiler. Bu durumda bizim İstanbul`a gitmemizîcâb ediyordu. Böylece yola çıktık. Üsküdar`a geldiğimizde iskelekenarında kadırgayla oraya gelen hocamla karşılaştık. Elhamdülillahduâsına kavuştuk.
Sâdık Ali hazretleri hocalarınınvefâtından üç sene önce bir rüyâ görmüşlerdi ve tâbiri hakkında;Allahü teâlâ bilir ki, hocamızın vefâtı yaklaşmıştır. Varıp onuziyâret edeyim. diyerekMısır`a gittiler ve hocalarını ziyâret ettiler.Oğulları için, duâ talebinde bulundular, sonra Diyarbakır`a döndüler.
1) Lemezât, Süleymâniye Kütüphânesi,HacıMahmud Kısmı, No: 4536, v.285